08
Tem
2026
Toplumsal ve siyasi sorumluluklarımız
Türkiye’nin en çok üyeye sahip işçi konfederasyonu olan, ayrıca siyasal tarafsızlığı ile tanınan Türk-İş’in tespitine göre, “Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapılması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 35.759 TL’ye” ulaşmış. 3 Temmuz 2026 tarihli basında yer alan bir habere göre, Meclis’e sunulan ekonomi paketinde en düşük […]
01
Tem
2026
Fıkıhtaki ‘farz-ı kifâye’ zamanımızda nasıl anlaşılmalı?
İslam fıkıh geleneğinde en az İmam Şâfiî’den (ö. 204/820) beri farzlar (dinen yerine getirilmesi zorunlu yükümlülükler) farz-ı ayn – farz-ı kifâye diye ikiye ayrılmış, her bir Müslüman bireyin şahsına yüklenen sorumluluklara farz-ı ayn, toplumun geneline yüklenen sorumluluklara da farz-ı kifâye denilmiştir (mesela bkz…
24
Haz
2026
“Din ve Değişim”
Din ve Değişim”, 2021’de Doğan Kitap’tan çıkan kitabımın adı. O kitabın “Sunuş” yazısında da belirtiğim gibi Müslüman dünya ve daha sonraları Osmanlı, ilk yüzyıllarında parlak bir tarih yaşadı; fakat Batı’da aşağı yukarı 16…
17
Haz
2026
İyilik düzeni
Kur’ân-ı Kerîm’de, A‘râf (7) suresinin 199. ayetinde “Affedici ol, iyiliği (urf) emret, kaba ve küstah davrananlara (câhilîn) aldırma” buyurulur…
10
Haz
2026
Dini ve Kur’an’ı anlama sorunlarımız – Yeni yaklaşımlar
Asırlar var ki Müslümanların muhtelif alanlarda (ekonomide, hukukta, adalette, insan haklarında, ahlâklı siyasette…) geri kalmışlığı, sadece dünyalarını değil, dinlerini huzurlu yaşamalarını da engelliyor. Mâverdî’nin bin yıl önce dediği gibi, toplum huzurlu olmayınca bireyler de huzurlu olamıyor; bireyler huzurlu olmayınca toplum da huzurlu olamıyor (Edebü’d-dünyâ ve’d-dîn, Beyrut 1978, s…
03
Haz
2026
Müslüman toplumlarda dogmatizm
Medreselerin kurulduğu bin seneyi aşkın zamandan itibaren, medreselerin kapatıldığı 20. yüzyılın ilk çeyreğine kadar din eğitiminde merkezî disiplin hep fıkıh olmuştur; halen de öyledir…
27
May
2026
20
May
2026
Câhiliye ve İslâm
Kur’ân-ı Kerîm, Câhiliye devrinin burnu büyük seçkinleri örneğiyle dünyanın her yerinde her zaman bulunabilecek despotik kesimleri müstekbir, mütekebbir, cebbâr, muhtâl gibi hepsi de kibir ve şiddet duygusuyla ilişkili sıfatlarla niteler. Câhiliye insanlarının gözünde, yerleşik telakkinin ‘onur’ (mecd, şeref, ırz) dediği bireysel ve kabilevi prestiji ve statüyü korumak, hakikati ve erdemi seçmekten daha önemliydi…
13
May
2026
Osmanlı’ya matbaa neden geç geldi?
Bazı katı gelenekçiler, matbaa gibi konularda tarihimize eleştirel bakanları “Batı’daki koroya katılmak” diye yaftalıyorlar. Fakat bu tavır hem bilimsel açıdan hem de ahlâken çok yanlıştır…