Hâli derinleştirmek
Üslûp ey! Üslûp kişinin dokusu, duyguya ve düşünceye dokunuşu, tabiatı, rayihası, kendini ortaya koyuş tarzı…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Üslûp ey! Üslûp kişinin dokusu, duyguya ve düşünceye dokunuşu, tabiatı, rayihası, kendini ortaya koyuş tarzı…
Gönül âlemi maddî kazançlardan ziyade manevî temasların, kendini mutmain kılacak hâl alışverişlerinin önemini kavrayan tecrübelerle doludur. Özellikle erişim ve iletişime katkı maksadıyla yola çıkarken insanı nitelikli hasbihâllerin uzağına düşüren, onu derinlik ihtiva eden yolculukların gerisinde bırakan, mekanikleştiren sanal sistemler, etrafa adeta bir metal, bir naylon kokusu yayar ve insanın değerleriyle, aile ve çevresiyle, tabiatıyla arasına […]
“Güzeller bayram günleri süslenir/Seninse bayramları süsler yüzün” Ömer Hayyam Bayramın, anlam katmanlarıyla nasıl bir derinlik ve çeşitlilik ihtiva ettiğini çocukluğumdan öğrendim. Bilinçli bir farkındalık olmadığı için bu, seneler sonra yazarken çocukluğumun ilk öğretmenim olduğunu fark ettim…
Yanık bir türkü, coşkulu bir şiir, ezberlenmiş bir dua, akıcı bir öykü yahut sıkıcı bir deneme tadında adımladığımız hayat bir gün nihayetlenecek ve geriye, ayrıldığımız sahradan ne götürdüğümüz kadar oraya ne bıraktığımızın önemini anlatan birkaç anlam ırmağı kalacak. Belki de bu sebeple her geçen gün sözünü nereye, kime sarf etmeye değer bulduğunu biraz daha sorgularken […]
“Bugün Aziz’e, “Bir adamın başına gelebilecek en büyük felaket nedir?” diye sorsalar; “Dostlarını büyükşehirde bırakıp sakin, bungun, Arabistan çöllerini andıran kasvetli bir ilçede hayata dokunabilmek, biraz da kendini tanıyabilmek gayesiyle nişanlandığı esnada dünyaya geldiği ilk günden beri aradığı kadınla karşılaşmasıdır,” der. Çünkü yüzük o kadının parmağında değildir (s…
“Bozacının şahidi şıracıdır.” Bugün kalemimin aşina olduğu o latif enerjiyi biraz kırarak, hırpalayarak, üzerek dökeceğim kelimeleri kâğıtlara. Zira mensubu olduğumuz gerçekliğin yolu her zaman tılsımlı iklimlerden geçmeyebiliyor ve nefes alıp yorgunluğumuza su ikram etmek için yöneldiğimiz ilk durakta çılgın bir hezeyan, bizden ezber ettiği kelime kalıplarıyla yolumuza çıkabiliyor…
Uçurtmanın İpi, Emame Akman Harmancı’nın Aralık 2025’te Dergâh yayınlarından çıkan ilk göz ağrısı. Güzel bir kalabalığın ortasında, yüreğime dokunan ince bir yağmur edasıyla bırakıverdi yazarı elime kitabı…
Hemen her öykü kitabını okuyup tamamladığımda içinden bir öyküyü kendime ayırırım; üslûbuyla, temasıyla, dünyama hitap eden karakter yapısıyla, geride kalışı yahut öne çıkışıyla benim öykümdür o… Selma Maşlak’ın yakın zaman evvel Hece yayınlarından çıkan ilk eseri Kayıklar Sulardan Silindi (Ocak, 2026) bu geleneği bozdu. Gerek adıyla gerek eski İstanbul’u ve mektupların solgun çehresini hatırlatan çağrışım […]