MURAKAMİ: NEDEN YAZARIZ?
Yazmak, ulvî bir iş midir, yoksa herkesin elinden gelen sıradan bir meşguliyet mi? Yazarın meziyeti iyiyse, yazmak tılsımlı bir şeye dönüşür…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Yazmak, ulvî bir iş midir, yoksa herkesin elinden gelen sıradan bir meşguliyet mi? Yazarın meziyeti iyiyse, yazmak tılsımlı bir şeye dönüşür…
A Milli Takım’ın teknik direktörü Vincenzo Montella bir İtalyan. Bugün İtalya’ya karşı oynadık…
Geçenlerde Gustave Flaubert’in Doğu’ya Yolculuk (1849-1851) isimli eseri üzerinden, edebiyatçının Kudüs’e yolculuğunu ele almıştık. Bu kez, “Evet ben, her başka şeylerin yanı sıra, hâlâ Marksistim” diye kendini tanımlayan John Berger’in Haziran 2003’te Filistin’e gerçekleştirdiği ziyaretten söz edeceğiz…
Gönül harcımızda yeri olan Yunus Emre, “Gönül Çalab’ın tahtı, Çalab gönüle baktı” der. Bundan başka, “dil kalbin tercümanı”dır…
Paul Valéry’nin Ketebe Yayınları’ndan çıkan Şiir Sanatı isimli eserini elime almadan önce hakkında yazılanlara göz gezdirdim. Arthur Rimbaud ve Charles Baudelaire’in şiirlerinin ardından Valéry’nin Deniz Mezarlığı, Yılan Taslağı, Adımlar, Ateş Kuşu, Helena, Dost Orman, Narlar ve Ateşler Sarmış Beni şiirlerini okumaya çalıştım…
Çok uzun bir süre, mutasavvıf-âlim Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî’nin Mesnevî eseriyle birbirimize bakıp durduk. Nihâyet Süleyman Nahîfî’nin tercüme ettiği, Âmil Çelebioğlu’nun sadeleştirdiği eserin kapağını açıp yol almaya başladım…
Dino Buzzati, 1906’da İtalya’nın Belluno kentinde doğmuş bir İtalyan yazardır. Corriere della Sera gazetesinde savaş muhabirliği yapmıştır; fakat adını asıl 1940’ta yayımladığı Tatar Çölü ile ölümsüzleştirmiştir…
Bir ferdin, güzel bir ahlâka sahip olup olmadığını nasıl anlarız? Onda temaşa eden görgü, hoşgörü, basiret, güzellik ve sair unsurlara bakmaz mıyız önce…
Kentsel dönüşüm, taşınma, yerleşme derken kitaplarıma nihayet kavuştum. Kolileri açarken elim bir cilde takıldı; yüzüne şöyle bir üfleyip kapağını çevirdim, sayfa kenarlarına yıllar önce düştüğüm notlara baktım, hoşuma gitti…