BM… “Sözlerin sahibi ve asli müellifi!”
22 Eylül 2026… BM’nin 81. Genel Kurul Oturumu gerçekleşecek…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
22 Eylül 2026… BM’nin 81. Genel Kurul Oturumu gerçekleşecek…
Sosyal medya şirketlerinin, içerik üreticisi yerli ve milli medyanın imkânlarını kullanarak reklâm piyasasında oluşturduğu karteli, gelir paylaşımına ve telif ödemeye yanaşmaması nedeniyle uğranılan kayıpların büyüklüğünü anlatmayı sürdürüyoruz. Bu kez, mikro bir örnek vereceğim…
İstiyorum ki Meclis yeni yasama dönemine (1 Ekim’de) başlayıncaya kadar Türkiye’miz için “asgari müktesebat” oluşsun. Sosyal medya kartellerindeki düzenin perde arkası biraz görülsün…
Türkiye, “dijital bağımlılık, sanal ekran ekonomisi ve sosyal medyadaki yapay güzellik algısı” ile mücadele seferberliği başlatıyor. Çocukların, dijital dünyanın tehditlerinden korunması için konu, önümüzdeki hafta başlayacak BM Zirvesi’nde de gündem yapılacak…
“İki damla gözyaşı…” Aslında her şeyi özetliyordu. Gümüşhane-Trabzon-AnkaraŞam…
Sosyal medya âleminde oyun kurucular o kadar esnek ve hızlı hareket ediyorlar ki… Biz daha Türkiye’de milli medya ve sürdürülebilirliği adına nasıl bir hukuki çerçeve çizeceğimizi düşünürken, dijital merkezler yeni kararlar alıyorlar…
Memleket meselesi olarak gördüğüm “algoritma dünyasını”, “içerik tünellerinde bocalayan hayatları” ve “ürettiği maliyeti” anlatmaya devam ediyorum. Küresel sosyal ağların tekelindeki bu oyunda kaybeden Türk insanı, Türkiye ekonomisi ve Türk medyası…
Sosyal medya ağlarının, insan doğasına aykırı algoritmik uygulamaları ve milli medya aleyhine işleyen haksız kazanç yöntemleri gündemdeki sıcaklığını korurken biz de Türkiye özelindeki değerlendirmelerimize devam edelim. Önceki yazılarımızda…
İstenen, aslında mutlak gereklilik olan hukuki çerçeve çok net: “Dijital Telif Hakları ve Çevrimiçi Haber İçerikleri Hakkında Kanun!” Bugün, sosyal medya şirketleri sunduğu fırsatlar kadar riskler de barındırıyor. 1- Mesele önce, sosyal ağlar üzerinden yayılan dezenformasyon, algoritmalarla bireylerin davranışlarını yönlendirme, kitlesel illegal örgütlenme, kamu düzenine tehdit boyutunda başladı…