09
Eki
2026
02
Eki
2026
İşini doğru yapmak da bir sanattır
İş dünyasına adım attığımız 1969 yılından beri ekonominin kendine özgü dalgalı dinamiklerine rağmen bugünlere işimizi doğru yapmaya çalışarak geldik. Ailece işimiz matbaacılık ve ambalaj olduğu için ürünlerini ambalajlayan her sektörü yakinen takip eder olduk…
25
Eyl
2026
Sanatçı- galerici-koleksiyoner üçgeni
Bir eser piyasaya çıktığı andan itibaren üç kişi veya kurum bu eser üzerinden bir değer beklentisine girer: Sanatçı, galerici ve koleksiyoner. İlk beklenti sahibi sanatçıdır…
18
Eyl
2026
Çağdaş sanatın 20 yıllık pusulası
Türkiye’de çağdaş sanatın geniş kitlelerle buluşması, uluslararası alanda görünürlük kazanması ve dinamik bir ekosisteme dönüşmesi dendiğinde aklımıza gelen en güçlü yapılardan biri şüphesiz Contemporary Istanbul’dur. Ali ve Rabia Güreli’nin vizyoner liderliğinde temelleri atılan bu değerli fuar, Türkiye’nin çağdaş sanat potansiyelini küresel dünyaya taşırken, yerel sanat izleyicisinin ufku için de muazzam bir pencereler dizisi açtı…
11
Eyl
2026
Ezber bozan perspektifler
Geleneksel iş yönetimi modellerinin mantıkla, doğru bilinen süreçlerle ve öngörülebilir olasılıklarla yürütüldüğünü kabullendik. Ancak günümüzün hızlı değişen küresel pazarında geleneksel analizlerle öne geçmek zor…
04
Eyl
2026
Baksı Müzesi ve Hüsamettin Koçan
Bunca yıldır sanatla içi içe olup da Baksı Müzesi’ni görmemek benim en büyük ihmalkarlığım. Hüsamettin hocam ile ne zaman karşılaşsam kaçacak delik ararım…
28
Ağu
2026
HARA: Bağımsız bir sanat vahası
Günümüz çağdaş sanat ekosisteminde sergileme mekânları, yalnızca eserlerin sergilendiği beyaz küpler olmanın ötesine geçerek; düşüncenin, deneysel üretimin ve kolektif diyaloğun bir araya gelme imkânı bulduğu canlı yapılara dönüşüyor. İstanbul’un kentsel ve kültürel temposunun çeperinde, Kilyos yolunda, Uskumruköy’ün doğayla sarmalanmış atmosferinde konumlanan HARA, bu dönüşümün Türkiye’deki en özgün ve ilham verici örneklerinden biri olarak karşıma çıktı…
21
Ağu
2026
Mağara duvarından tuvaldeki sanata
İnsanlık tarihi boyunca kendimize sorduğumuz en kadim sorulardan biri şudur: Bizi biz yapan, bizi doğadaki diğer tüm canlılardan ayıran temel unsur nedir? Alet yapabilme yeteneğimiz mi, yoksa somut dünyayı soyut simgelere dönüştürme gücümüz mü…
14
Ağu
2026
Melceü’t-tabbahin: Aşçıların sığınağı
“Tarik-i tabhı: Miktar-ı vafi uskumru tedarik edip ba’de’t tathir bir tencerenin içine bir kat maydanoz ve bir kat balık ve bir miktar döğülmüş masteki yine bu usul ile tekmil olunca ba’dehu tuz ve biber ve tarçın koyup bir miktar dahi su ile ateşte tamam piştikte tabaklara tevzi ve limon sıkıp tenavül buyrula.” 1839’da Tanzimat Fermanı’nın […]