‘Vasata alışmak’ – Buğra Gökçe
66’ncı pazarın kahvaltısı bana vasata alışma meselesini düşündürdü. Anlatayım; 16 ay öncesini ve ilk geldiğimiz günleri hatırlıyorum…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
66’ncı pazarın kahvaltısı bana vasata alışma meselesini düşündürdü. Anlatayım; 16 ay öncesini ve ilk geldiğimiz günleri hatırlıyorum…
Hukuken yapılamayacak politik aksiyonlar alındıktan sonra “ancak bu yapılan hukuki değildir” şeklinde görüş bildirmenin Türkiye’de bir karşılığının olmadığını yeterince deneyimledik. Bu yazı bir ön değerlendirme olup son günlerde kamuoyunda dillendirilen bir söylenti, CHP’nin genel başkanı ve Meclis grup başkanı Özgür Özel ve arkadaşlarının örgüt üyeliği isnadı çerçevesinde suçüstü istisnasına başvurularak yasama dokunulmazlığının kaldırılması kararı gerektirmeden […]
Kurulduğu günden bu yana, dünyanın birçok coğrafyasında darbeler, cinayetler, saldırılar ve ambargolar gerçekleştiren NATO, 36. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ni düzenlemek için 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Cumhuriyetimizin başkentine, Ankara’ya geliyor…
Yaz aylarının gelmesiyle birlikte, kültür sanat etkinliklerinin afişlerini her yerde görmeye başladık; festivallerin, konserlerin, kitap fuarlarının, dinletilerin… Bu etkinlikleri özel organizasyon şirketleri üstlendiği gibi, belediyeler de âdeta birbirleriyle yarışırcasına kültür sanat programları düzenliyor…
2026 FIFA Dünya Kupası’ndan hezimetle ayrılan Türk milli futbol takımı, vatandaşların beklentilerini yerine getiremedi. Bu sorun, Türkiye’nin kazanacağına inanan umut dolu futbolseverlerde mutsuzluk, hüsran ve öfkeyi körükledi…
Çağdaş otoriterleşmenin ayırt edici özelliği, açık baskı yerine kurumların hukuk diliyle araçsallaştırılmasıdır. Levitsky ve Way’in rekabetçi otoriterlik kavramı, seçimlerin sürdüğü fakat oyun alanının iktidar lehine sistematik biçimde eğildiği melez rejimleri tanımlar…
Mustafa Kemal Atatürk, Salih Bozok ve İsmet İnönü ile birlikte Ertuğrul Yatı’nda. (Ağustos 1936) Uygarlık tarihi büyük ölçüde nehirlerin ve denizlerin tarihi olarak da değerlendirilebilir…
Ana muhalefet partisinin olağan genel kurul organında seçilen meşru yönetim ve merkez organlarının, Türkiye siyasal partiler tarihinde eşi görülmemiş bir biçimde asliye mahkemesinin istinaf hâkimleri eliyle mutlak butlan ve tedbir uygulamasıyla görevlerinden el çektirildiği, bu Kafkaesk “yargısal” kararın siyasallaşmış kolluk marifetiyle uygulandığı bir evreyi şaşırarak gözlemliyoruz. Hukuk camiasında öne çıkan tartışmalar öncelikle formel hukuk bağlamında […]
DEM Parti yöneticileri sözde barış süreci ile ilgili, terör örgütü üyelerinin bağışlanmaları amacıyla bir yasa çıkmasını bekliyorlar. Terörist başının konumunun yeniden belirlenmesi ile onu aldatıcı bir barış elçisi yapmak yolunda yasal düzenlemeler istiyorlar…