Bu kadar mal mülk, şirket, destek ve sokaktaki işçiler Hak hukuk yiyen tüm şirketler kamulaştırılmalı mı?
Web sitesine baktım, sıradan bir holding değil, düzinelerce şirketi var, şüphesiz pek çoğu çok kazançlı. AKP döneminin semiren şirketlerinden…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Web sitesine baktım, sıradan bir holding değil, düzinelerce şirketi var, şüphesiz pek çoğu çok kazançlı. AKP döneminin semiren şirketlerinden…
Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün bir mektup gönderdi…
Özgür Özel’in ara seçimler için bastırması, muhalefetteki 12 parti ile görüşmesi, onlardan onay alması ve son olarak ara seçim konusunu, esas karar verici irade olan Meclis’in başkanı ile görüşmesi bir sonuç verir mi diye tartışılıyor. Vermez, iktidar anayasa hükmüne rağmen, ara seçim yapmamak için türlü çeşitli bahaneler bulmak konusunda ustadır…
Hâlâ tartışılıyor kulis haberlerinde ve analizlerde. En son Özgür Özel’in şu veya bu şekilde erken seçim yapılması çağrılarına yanıt olarak Devlet Bahçeli’nin seçimler zamanında yapılacak açıklaması ve cumhurbaşkanının da soru üzerine evet zamanında demesi…
Dün gazetemizde adli bilişim uzmanı Altun’un epey dehşet uyandıran bir açıklaması vardı: Türkiye’de 30 milyon ruhsatsız silah var! (36 milyon diyen de var.) Ruhsatlı olanların sayısı ise 2.9 milyon…
İki okul saldırısının beklenmedik boyutları ülkeyi sarstı. Fakat ülkedeki toplumsal ve siyasi şiddet ortamının okullarda da etkisini göstermesi şaşırtıcı olmasa gerek…
Bu şiir veya marş aklıma geldi, Macaristan’ın tek adamı Orban’ı silip süpüren halkın sandık zaferini görünce. Büyük Alman devrimcisi ve yazarı Bertold Brecht’in imzasını taşıyan şiir şöyledir: “Gardiyanları ve yargıçları ve savcıları Hepsi halka karşıdır Kanunları, yönetmelikleri, bütün kararları Hepsi halka karşıdır Dergileri, gazeteleri, bütün yayınları Hepsi halka karşıdır Bunların hiçbiri onları kurtaramayacak Durduramayacaklar halkın […]
İran savaşından hemen önce Netanyahu Beyaz Saray’a gitti, özel bir toplantı salonunda Beyaz Saray’da az sayıda yöneticinin katılımıyla (Trump ve adamları tabii ki) özel bir toplantı yapıldı. Bu hikâye NYT’de yazıldı…
Vance’in “İran, Amerikan şartlarını kabul etmedi, görüşmeler bitti” sözleri bir emperyalistin burnu büyüklüğünün dile gelmesi olarak tarihe geçti. Sanki “barış masası” bu şartları İran kabul etsin diye kuruldu…