Silah bırakmada Türkiye örnek olur mu?
Daha süreç bitmedi ve silahlar da tümüyle bırakılmadı. Şimdiye kadar yapılan az buz iş değil…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Daha süreç bitmedi ve silahlar da tümüyle bırakılmadı. Şimdiye kadar yapılan az buz iş değil…
Memlekette neden birlikte ortak başarılara imza atamıyoruz sorusunun temelinde belki de bu kabul yatıyor. Herkes kendi yaptığını tek doğru sayıyor…
Başlıkta ifade çok iddialı geliyor. Bu kadar net ifade etmek bile kimilerine göre çok erken…
Pazartesi günü TBMM tarihi bir oturumda tarihi bir oyla ülke tarihinde Avrupa Birliği reformlarının geçtiği sürece benzer büyük bir adıma imza attı. Sebeplerinden, muhtemel sonuçlarından bağımsız olarak 10 Ağustos, Meclis tarihine geçen bir gün oldu…
Memleket öyle bir cendereden geçiyor ki on yıllarca tartışılan ve bir gün olur mu denilen gelişmeler bile ‘ama’lar, ‘fakat’lar, ‘acaba’lar arasında önümüze düşüyor. Duygusal savrulmaların akla galebe çalmasının, anlık heyecanlarla beklenmedik derin hayal kırıklıkları arasında kaybolmaların genlerine işlediği bir coğrafyada hiçbir şey yokmuş gibi makul ve soğukkanlı kalabilmenin sınavını geçmek zorundayız…
Türkiye’nin son seçilmiş Başbakanı ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu parti siyasetine son verdiğini açıkladı. Gelecek Partisi de bu açıklama ile kapanma sürecini başlattı…
PKK’nın silah bırakmasına dair zor ve sancılı bir süreçte yasal düzenleme öncesi son düzlüğe girilmiş görünüyor. Silah bırakacak örgüt üyelerine dair zamanı ve kapsamı sınırlı bir düzenlemede son rötuşlar yapılıyor…
Siyasi partilerde büyük kopuşlar genelde iki tarzda yaşanır. Birincisinde Genel Merkezin, liderin, merkez kadronun çizgisi ile anlaşamayan bir klik bir süre sonra ayrılır ve kendisine yeni bir yol bulur…
İngiltere’nin bizi yine hayal kırıklığına uğratacağını biliyoruz, ama inanmaktan vazgeçmeyeceğiz.” İngiliz taraftarlar Dünya Kupası’nın başından beri “Futbol evine dönüyor” sloganı atıyor. Slogan sadece bir zafer çağrısı değil…