The Odyssey zerine notlar
Christopher Nolan’ın The Odyssey filmi son yılların en büyük sinema olaylarından biri olmaya aday. Büyük ihtimalle yüzyılın en yüksek gişe hasılatlarından birine ulaşacak…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Christopher Nolan’ın The Odyssey filmi son yılların en büyük sinema olaylarından biri olmaya aday. Büyük ihtimalle yüzyılın en yüksek gişe hasılatlarından birine ulaşacak…
Bugün Türkiye’de ilginç bir tabloyla karşı karşıyayız. Tarih boyunca defalarca Türklere saldırmış, Osmanlı’nın çekildiği her coğrafyada Türk nüfusa yönelik ağır mezalimleri yaşatmış, Anadolu’da katliam yapmış ve hâlâ da düşmanlığa devam eden bir devlet, bazı çevreler tarafından neredeyse bir hayranlık nesnesi hâline getiriliyor…
Özgür Özel’in CHP’ye veda konuşması yaparak Yeni Parti kuracağını ifade etmesi sonrası kurulacak partinin nasıl bir parti olacağına dair tartışmalar başladı. Aslında partinin nasıl olacağına karar verecek kişinin Ekrem İmamoğlu olduğunu da bilmeyen yok…
Son yüzyılda karada yaşanmış en büyük iki depremi aynı günde yaşıyorduk. Kaybımız çok, acımız büyüktü…
Pazartesi günü bu köşede NATO Zirvesi’nin ve ABD ile geçen olumlu görüşmelerin ardından Batıcıların duyduğu hayal kırıklığını analiz etmeye başlamıştım. Meselenin salt bir dış politika yaklaşım farkının ötesinde bir ideolojik, kültürel ve zihinsel sorundan kaynaklandığını tartışmaya başlamıştım…
Ankara’daki NATO Zirvesi’nin başarıyla gerçekleştirilmiş olmasının uluslararası kamuoyunda vurgulanması, Türkiye’nin NATO’daki ‘merkez ülke’ konumunun net bir şekilde somutlaşması ve ABD Başkanı ile olan olumlu görüşmelerin yankıları ilginç bir tablo ortaya çıkardı. Normal şartlarda Tanzimat’tan itibaren başlayan, Cumhuriyet döneminde devam eden ve bilhassa da son yıllarda kültürel ve ideolojik düzeyde Batı’yı Türkiye için alternatifsiz bir istikamet […]
Yıllar önceydi… Her bir detayı asırlar boyu tatbik edilmiş seremonileri vardı…
13 Ekim 1923’te Meclis’te bazı milletvekilleri İstanbul’un yeniden başkent yapılmasını savunurken, Mustafa Kemal Atatürk meseleyi coğrafyadan çok devlet felsefesi olarak görüyordu. Anadolu’nun ortasında, işgal görmemiş, bağımsızlık mücadelesini omuzlamış bir şehir ve yeni devletin merkezi olacaktı…
Türkiye, nüfusuna oranla sosyal medyayı en yoğun kullanan ülkelerden biri. Aynı zamanda dünyanın en politize toplumlarından biri olduğumuz için sosyal medya iletişimden öte siyasal kimliklerin üretildiği, kampanyaların yürütüldüğü ve algı mücadelelerinin verildiği temel bir alan hâline gelmiş durumda…