Konutta tasarruf finansmanı: Yeni bir evre
Tasarruf finansman şirketleri son birkaç yılda sessiz ama dikkat çekici bir büyüme yaşadı. Konut piyasası konuşulurken uzun süre bu alan pek gündeme gelmedi…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Tasarruf finansman şirketleri son birkaç yılda sessiz ama dikkat çekici bir büyüme yaşadı. Konut piyasası konuşulurken uzun süre bu alan pek gündeme gelmedi…
2007 yılında 5582 sayılı Konut Finansmanı Kanunu yürürlüğe girerken en çok kullanılan ifadelerden biri “kira öder gibi konut sahibi olmak”tı. O dönemde ben de gerek akademik çalışmalarımda gerekse yazılarımda bu ifadeye sıkça yer veriyordum…
Geçtiğimiz hafta Merkez Bankası Mayıs ayı Konut Fiyat Endeksi verileri yayımlandı. Beni de yanıltan haliyle verilerdeki ilginçlik yıllık artış oranından çok fiyat artış hızındaki yavaşlamanın sürmesiydi…
Dünya özellikle son birkaç yıldır finansman konusunda farklı bir rotaya girdi: sosyal etki yatırımları. İngilizcesiyle impact investing olan bu yaklaşım, yalnızca finansal getiri değil, aynı zamanda ölçülebilir toplumsal fayda üretmeyi hedefliyor…
Geçtiğimiz aylarda Aswath Damodaran’ın “Data Update 6 for 2026: In Search of Profitability!” başlıklı yazısını okudum. Bir cümlesi özellikle dikkat çekiciydi: “Making money is the end game.” Damodaran burada ideolojik bir tartışmaya girmiyor…
En son yazacağımı en baştan yazarak başlamak istiyorum: Türkiye’de konut finansmanına yeni kanallar eklemek zorundayız. Banka kredisine rakip olacak kanallardan söz etmiyorum…
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bu yıl içerisinde çok önemli bir setini detaylarıyla paylaşıyor. Kastettiğim “Hanehalkı Beklenti Anketi”…
Geçtiğimiz günlerde moderatörlüğünü yaptığım Yenilikçi Yatırımcı Zirvesi’ndeki “Gayrimenkulde Yeni Erişim ve Yatırım Modelleri: Parçalı Sahiplikten Dijital Çözümlere” panelimizde ilginç bir durum vardı. Panelde fon yönetenler, düzenleyici tarafı bilen isimler, konuta erişimi farklı yöntemlerle çözmeye çalışan girişimciler ve dijital platform temsilcileri vardı…
Tapuda uzun zamandır konuşulan ama bir türlü sistematik hale gelmeyen bir konu vardı. Hepimizin de bildiği bir konu aslında…