Adana Altın Koza Film Festivali
Paylaş Banu Sıvacı’nın “Günyüzü” filmini Berlin Uluslararası Film Festivali’nde kaçırmıştım, Adana’da izleme fırsatı buldum. Ana karakterimiz Suna kendi arayışını ve var olma mücadelesini anlatmayı başarıyor…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Paylaş Banu Sıvacı’nın “Günyüzü” filmini Berlin Uluslararası Film Festivali’nde kaçırmıştım, Adana’da izleme fırsatı buldum. Ana karakterimiz Suna kendi arayışını ve var olma mücadelesini anlatmayı başarıyor…
Paylaş Füsun Saka’nın gazeteciliği ilgimi çekiyor, çünkü Bi’Nevi Gazete’nin yayın çizgisinde çeşitlilik var. Gastronomi yazılarında yemek yalnızca bir tüketim alanı olarak değil, kültür, hafıza, coğrafya ve insan ilişkileri üzerinden ele alınıyor…
Paylaş Yanık’a “Ayvalık’ta neler oluyor” diye sordum. Bakın neler anlattı:“Macaron’a yemiş inerse, sonbahar gelmiştir’ diye bir söz var Ayvalık’ta…
Paylaş Beyoğlu’nda kendimi bir turist gibi hissettim. Beyoğlu, tarihi sokakları, kültürel zenginliği ve atmosferiyle İstanbul’un kalbidir…
Paylaş Sierra Greer’in “Annie Bot”u, yapay zekâ çağının en çarpıcı romanlarından biri.Kusursuz bir sevgili olmak üzere tasarlanan Annie’nin zamanla arzu etmeyi, sorgulamayı, kıskanmayı, utanmayı ve en önemlisi “hayır” demeyi öğrenmesi üzerinden aşk, sahiplik, kadınlık, özgür irade ve iktidar üzerine son derece rahatsız edici sorular soruyor. Roman, 2025 Arthur C…
Paylaş “Dakikalar İçinde Afrika Tarihi”, dünyanın en eski yerleşimlerine ev sahipliği yapan ve sayısız medeniyetin doğduğu Afrika kıtasının zengin geçmişini okurlarla buluşturuyor. Antik Mısır ve Nubiya’dan Gana, Mali, Songhay ve Etiyopya imparatorluklarına, Mansa Musa, İbn Battuta, Şaka Zulu ve Nelson Mandela gibi tarihe yön veren isimlerden köle ticaretine, sömürgeciliğe, bağımsızlık mücadelelerine ve Arap Baharı’na kadar […]
Paylaş Türkiye’de en çok yağış alan ve de üretilen çayın çoğuna sahip olan şehirdir. Yaşasın Karadeniz’in mavi ve yeşili…
Paylaş “Huzursuzlar”, Attilâ Şenkon’un yeni romanı. Kitapta hikâye Bir Tatlı Huzur adındaki bir huzurevinde geçiyor.Yaşlıların iç dünyasına odaklanan bu romanı sevdim, çünkü Nezaket Hanım, Selami Bey ve Mebus Bey gibi karakterlerin yüzleşme hikâyeleri sahiciydi.Huzurevine yeni birisi gelince, romanda bir hareketlilik başlıyor…
Paylaş Levent Yüksel’i sevmem için sayısız neden var:∆ 90’lar müziğine duyulan yoğun özlemi gideriyor, o boşluğu fazlasıyla dolduruyor ve de iyi eğitimli.∆ “Medcezir”, “Zalim”, “Tuana” ve “Bu Gece Son” gibi sevdiğim şarkılarını, binlerce müzikseverle birlikte söylemek, sahici duyguları da beraberinde getiriyor.∆ Bir de Levent Yüksel’in kült haline gelen “Dedikodu” şarkısının sözleri, Orhan Veli’nin aynı adlı […]