İnsanlar, hayvanlar ve şimendiferler
Cumhuriyetin şimendifer politikasının nasıl stratejik bir proje olduğunu, bu köşede daha önce yazmıştım. Bu politikanın önemli unsurlarından birisi, ‘iskan’ uygulamaları ile uyum içinde işlemesiydi…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Cumhuriyetin şimendifer politikasının nasıl stratejik bir proje olduğunu, bu köşede daha önce yazmıştım. Bu politikanın önemli unsurlarından birisi, ‘iskan’ uygulamaları ile uyum içinde işlemesiydi…
Modernleşme sürecinde her ulus devletin öncelikli işlerinden birisi, ulusal kimliğine güçlü kök oluşturacak şekilde bir geçmiş kurmak ve sunmaktı. Bunun için en uygun araçların başında müzeler geliyordu…
Türk kimliğinin inşası ile inançlara yönelik yeni bir politik hattın inşası hemen her zaman birbirini destekler biçimde işlemiştir. İnanç alanını kuşatan bu ‘milli’ çizginin Alevi inanç geleneğine de kapalı olduğunu gösteren pek çok veri-olgu bulunmaktadır…
Başka bir şehirde örneği var mı bilmiyorum ama sayıları daha şimdiden 160’ı aşan Dersimli hekim, Tunceli Eğitim ve Sağlık Vakfı bünyesinde bir araya gelmiş durumda. Her bir hekimin ve genelde platformun amacı, kendi toplumsal coğrafyasında sağlık alanında kamusal yarar/hizmet üretmek, memleketleri için bir şeyler yapmaktır…
Son günlerde medyada Gülistan Doku’nun öyküsüne dair haberlerin yarattığı dehşet duygusu, herhalde benzer sayısız deneyimlere dair hatıraları da harekete geçirmiştir. Zira ve ne yazık ki Dersim’in kahırlı coğrafyası bu toplumsal dehşetin sayılamayacak kadar örneğine tanıklık etmiştir…
İstanbul başta olmak üzere Türkiye şehirlerinde, kentsel mekânı sermayenin üretimi için kullanan politika, her yerde şehir coğrafyalarını radikal biçimde değiştirmiştir. 80’li yıllarda görünür hale gelen bu politikanın unsurlarından birisi, şehirlerdeki tek katlı-küçük ölçekli yapılardan, çok katlı yapılar, plazalar ve gökdelenlerin olduğu yeni şehirler üretmekti…
Dünyada yerel yönetimlere-yöneticilere yüklenen toplumsal-siyasal işlevlerin yeniden tartışıldığı, tanımlandığı ve bu yeni duruma uygun düzenlemelerin yapıldığı son elli yılda, Türkiye’nin tam aksi istikamette ve sistematik pratiklere konu olması ne tuhaf! Bugün daha çok CHP’li belediyelerin maruz kaldığı muameleleri, yıllarca Kürt siyasi geleneği başta olmak üzere muhalif tüm belediye başkanları deneyimledi…
ABD ve İsrail’in son olarak İran’a yönelik başlattığı saldırıdan bu yana, daha çok sol- sosyalist ama hemen tüm kesimlerde yürüyen tartışma, 78 kuşağının ‘baş düşman, baş çelişki’ söylemini anımsatıyor. Kuşağın mensupları tebessümle hatırlayacaklardır, neredeyse her sol-sosyalist grup bir ‘baş düşman’ bir de ‘baş çelişki’ belirlemeyi bir tür ‘görev’ sayıyordu. Bu belirleme aynı zamanda grupların/kesimlerin birbirlerine […]
Ölüm yıldönümü olan şu günlerde Vedat Dalokay, özellikle yerel yönetim ve mimarlıkla ilgili olmak üzere çeşitli etkinliklere yeniden konu olmaktadır. Kocasinan Belediye hizmet binası projesini tamamlamak üzere Kayseri’ye giderken, 21 Mart 1991’de trafik kazasında çocuğu ve eşi ile birlikte hayatını kaybeden Dalokay’ın, özellikle Ankara Belediye Başkanlığı yaptığı yıllarda sergilediği toplumcu tutum, belediyecilik tarihinde köklü iz […]