Gülmek cesaret ister
Bundan yıllar yıllar önce… Telefonun kablolardan kurtulup özgürlüğünü ilan ettiği; adına “cep telefonu” dense de cepten çok kemerlerde taşındığı yıllar…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Bundan yıllar yıllar önce… Telefonun kablolardan kurtulup özgürlüğünü ilan ettiği; adına “cep telefonu” dense de cepten çok kemerlerde taşındığı yıllar…
Yarım kalan güzel bir hikâyenin vedasıdır bu. Her veda içinde biraz hüzün, biraz minnet, biraz sitem, biraz da dua taşır…
Hepimiz macerayı severiz aslında. Risk almayı, heyecan duymayı, korku ile ümit arasında ince bir ip üzerinde yürümeyi…
Herkesin kendi hayatı puzzlen bütünüdür. İnsan parçalara bakarak bütünü anlamaya çalışsa da bunu idrakte çoğu zaman zorlanır…
İnsan kendisini aynada görmek istemez. İnsanın kendiyle yüzleşmesi bazen ağır gelir ruha…
Her türlü pişman olacaksın. Hangi kararı verirsen ver, hangi yolu seçersen seç, hangi kapıdan içeri girersen gir; günün bir yerinde bir fısıltı beynini kemirecek: “Acaba öbürünü mü seçseydim?” İnsan seçmediği hayatların hayaletiyle yaşar…
Kurban, kelime karşılığı yakınlık, sözlük anlamı “yaklaşmak”, “Allah’a yakınlaşmak” demektir. Dinî bir terim olarak ise, ibadet amacıyla belirli şartları taşıyan bir hayvanı usulüne uygun olarak kesmeyi ve bu yolla Yaratıcıya olan bağlılığı ifade eder…
Bir insana sunulabilecek en güzel hediyelerden biri, ona duyulacak güvendir. Kimi hediyeler zamanla eskir, solar, kırılır, kaybolur yahut unutulur; fakat güven, insanın ruhuna bırakılmış kutsal bir hediye misali varlığıyla kalbi emniyete alır, insanın içindeki fırtınaları dindirir, yalnızlığına derman olur…
İnsan, biraz da kendisini kimin çağırdığıyla yaşar. Kimin gözünde bir değeri olduğunu hissediyorsa oraya doğru yönelir, oraya doğru akar…