Aklın sınırları ve dünyanın kaderi – Cengiz Kuday
Beyin, insan vücudundaki en karmaşık organ. Milyarlarca nöron ve trilyonlarca bağlantıyla çalışan bu muazzam sistem, düşünceyi, duyguyu, kararı ve nihayetinde kaderi belirliyor. Antik çağdan beri filozoflar insanın akıl gücünü övmüş, modern bilim ise bu gücün biyolojik temellerini anlamaya çalışmıştır. Ancak insanlık tarihi bize şunu da gösteriyor: Beyindeki küçük bir bozukluk bazen yalnızca bir insanın değil, milyonların kaderini etkileyebilir. Nörobilimci David Eagleman’ın da dikkat çektiği gibi tarih boyunca bazı dini liderlerin, sanatçıların ve yazarların temporal lob epilepsisi yaşadığı düşünülür. Jeanne d’Arc’ın duyduğu sesler, Dostoyevski’nin nöbetler sırasında yazdığı eserler ya da Handel’in müziği üzerine yapılan tartışmalar bunun örnekleri olarak anılır.