Cezaevi ziyaretleri
Bayram günü en hazin anlar hep cezaevlerinde yaşanır. Hele siyasi mahkûmsanız ve görüş hakkınız engelleniyorsa yürekler kabına bir türlü sığmaz. Dışarıda olanlarsa çaresiz demir parmaklıkların ardını düşünür. Analar, babalar, kardeşler, eşler, evlatlar… Oradaki dostlarını, tanışlarını, hiç karşılaşmasa da bildiklerini, uzaktan gördüklerini aklına getirir sürekli.. Bayram şekerle değil acıyla bütünleşir. Böyle zamanlarda sözcükler kendi günlüğünü dayatır bize. Çünkü şiir başlı başına insanlığın direnç anıtıdır, bugünden geleceğe bırakılan aktarımı en hızlı mirastır. Dünün şiiri nasıl yazıldıysa bugünün de şiirinin yazılacağını görmek istersiniz sözcüklere sığınınca. Ataol Behramoğlu’nun Barış davasından 12 Eylül zindanlarında yattığı dönemde kızına yazdığı o şiiri gözyaşlarıyla içinize alırsınız: