Yetti be kardeşim!
1950’li yıllardan itibaren toplumsal çürüme baskın çıktı; siyaset erbabı bu yozlaşmanın öznesine dönüştü. O dönem Ankara’nın en önemli içkili lokantalarından biri Karpiç’ti…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
1950’li yıllardan itibaren toplumsal çürüme baskın çıktı; siyaset erbabı bu yozlaşmanın öznesine dönüştü. O dönem Ankara’nın en önemli içkili lokantalarından biri Karpiç’ti…
Bilgesu Erenus’u 90’lı yılların sonlarında Ankara’da bir etkinlikte tanıdım. Güleryüzlü, sevecen, insancıl olduğu kadar demir leblebi devrimci bir yazar kadın vardı karşımda…
Geçtiğimiz günlerde müzisyen Victor Jara’nın öldürülmesiyle bağlantılı olarak aranan son isim, Pinochet dönemi askeri Nelson Haase Mazzei yakalandı. Jara, Latin Amerika’nın folk sanatçısıydı; kitleler tarafından sevilen ve benimsenen şarkıları dilden dile yayılmıştı…
Memleket bir acayip hava dalgasının içinde salınıp duruyor: Sabah güneş, öğlen fırtına, akşam yağmur. Siyaset sahnesinde yaşananlardan toplumsal ruhumuza uzanan alacalı dizge atmosferle koşut bir ortam yaratıyor…
Son birkaç gündür güzel ülkemiz bir pop yıldızının kurduğu Ahbap Derneği üzerinden özellikle deprem zamanında yapılan yardımların büyük bir suistimale uğradığını yargı kararı üzerinden konuşuyor. Bu garip öykü tam da Brecht’in, “Ne yazık kahramanlar yetiştiren toplumlara…” sözünün kaba bir özeti gibi…
Ahmet Telli bir hastane odasında yaşam savaşı veriyor. Oysa zihnimdeki fotoğrafta doksanlı yılların başında ve bir ilkbahar akşamında…
Hayatın bize sunduklarını kaldırmakta güçlük çektiğimiz, kendi içimize konuşsak da çözüm bulamadığımız, var olan gerçeklik karşısında elimizin kolumuzun bağlandığı zamanlar var. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Sivas katliamının senei devriyesinde dört döndüğüm, ayrıntıları hafızamda tazelediğim, yeni bir hatıra kapımı çalarsa nefessiz kaldığım o meşum günü geride bıraktım…
Bir zamanların tanınan gazetecisi Baki Süha Edipoğlu, Necati Cumalı ile ilgili anısını “Bizim Kuşak ve Ötekiler” kitabında şöyle aktarır: “Necati, on beş gün, yirmi gün, belki de bir ay merakla bekledi. Şiirleri bir türlü Varlık dergisinde çıkmıyordu…
Galeano, toplumsal bellek oluşturmada en önemli görevin yalnızca tarihçilere bırakılamayacağını söyler; sanatçılara da sorumluluğunu hatırlatır. Son yıllarda özellikle kimi belediyelerin düzenlediği edebiyat fuarları ya da festivallerin görkemli buluşmalarla bellek oluşturma adına önemli bir girişim olduğu söylenebilir…