Kadınlar, Voleybolcu kadınlarımız…
‘Toprak öyle bitip tükenmez, dağlar öyle uzakta, sanki gidenler hiçbir zaman hiçbir menzile erişemeyecekti…’ Ve menzile eriştiler…Hem de kocaman ve özgür bireylerden oluşan ülke kurdular!Ve o bitmez, tükenmez gecelerde umutlarını yitirmeyen bir ulus vardı!Evet, “Kağnılar yürüyordu yekpare meşaleden tekerlekleriyle Ve onlar ayın altında dönen ilk tekerlekti.”Dönen o tekerlekler cephedeki Mehmetçiklere erzak,bir ulusa ise umut taşıyordu…Ve, bu işin başrolünde kadınlar vardı.Erkeğine kul olmak için değil, erkeğinin gerisinde değil yanında olmak için, yoldaşı olmak için bebeği sırtında karlı ve çamurlu yollardaydı…Geceleri buz gibi soğuktu…“Ve kadınlarbirbirlerinden gizleyerekbakıyorlardı ayın altındageçmiş kafilelerden kalan öküz ve tekerlek ölülerine…”Yüz yıl önce bir ulusun, kurtuluş için yaptığı mücadelede ön saflardaki kadınlar!Dünya şairi Nazım Hikmet düşmanlardan kurtulmak için verilen Kurtuluş Savaşı’nı anlattığı Kuvayi Milliye Destanı’nda ne güzel anlatır o yılları…“Ve kadınlarbizim kadınlarımız” der… Sonra ekler,“korkunç ve mübarek elleriince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyleanamız, avradımız, yârimiz…”Ve şair bir önceki en vurucu yeri söyler:“ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen”Düşünebiliyor musunuz, ‘hiç yaşamamış gibi ölen…’Hiç yaşamamış gibi ölmek nedir bilir misiniz?Başkaları için yaşayıp, hep arkada kalıp, bir ömür hizmet edip, sessizce, sitemsiz, serzenişsiz ölüp gitmek…Ve şair devam ediyor; o, onikili mavzer ağırlığındaki sözlerine…“ve soframızdaki yeriöküzümüzden sonra gelen…”Düşünebiliyor musunuz, öküz bile daha kıymetli kadından o feodal düzende, kul düzeninde…Öküz kadından daha değerli görünüyor o yoksulluk yıllarında.Kadın, erkek veya çocuk.. Birey değil, birer ‘kul’lar…Tabii ki hiç yaşamamış gibi ölürsün…Dünya şairimiz Nazım Hikmet devam ediyor,“ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımızve ekinde, tütünde, odunda ve pazardakive kara sabana koşulan…”Kara sabana inek yerine, öküz yerine koşulan kadınlar…İşte, yüz yıl önce o cefaları çeken, hatta “Hiç yaşamamış gibi ölen” , ‘Kul’ sayılan kadınlardan, özgür bireyler olan Cumhuriyet Kadınlarına…”Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye lâyıksın…