Merakın cüretkar çatlağı
Latif Bozdoğan
Milat
Yirmi ikinci günün gecesi. Kadim Ortadoğu göklerinde ağır mühimmatlar kara bulutları yararak süzülüyor. Bir yanda Natanz’ın derinliklerine inen sığınak delici bombaların sardığı o ağır gümbürtü, diğer yanda Hint Okyanusu’nun ortasındaki Diego Garcia üssünün kıyılarına vuran tuzlu suyun geniz yakan kekremsi kokusu. Barut ve kanın o boğucu ağırlığı, binlerce kilometre ötede, avucumuzda titreşen o ince cam parçasının arkasında soğuk bir rakama dönüşüyor. Bahisler kapandı. Bir füzenin hangi koordinata düşeceği, kaç canı toprağa katacağı ve o yıkımın saat kaçta gerçekleşeceği üzerine on milyonlarca dolarlık kura çeken bir kitle var artık. Ateşin düştüğü yeri değil, sadece kendi hanesine yansıyacak bakiyeyi hesaplayan hissiz bir…