Mizahı tarihiyle başlayan bir milletiz
GEÇMİŞİMİZ AYNADIR Recep’in Kahvesi’ndeyim. Duvara çakılı rafın üstündeki tüplü televizyonun karşısındaki üç masada oturuyor kahvenin müdavimleri. Domino taşı dizen taşeron Nuri ile işporta tezgahını zabıtaya kaptıran Rahmi de oyunu bırakıp, vatandaş Ahmet ağabeyleriyle aynı hizaya oturarak sessizliğe katıldılar. “Ajansı dinleyelim!” çağrısıydı ocaktaki Recep’in, gözleri ekrana kilitleyen. Tribündeki Temel’in “Sessizlik, sessizlik” bağırması hatırlarına düşünce, birbirlerine bakarak gülümsediler. “İran, füze, bomba, Körfez, İsrail, tehdit, Trump, demeç, Dışişleri, kınama” kelimelerinin çok kullanıldığı ve duyurulmasına inanılan ayrıntısız cümlelerin kurgulandığı; uzakta yanan şehir ve işaretlenmedik yeri kalmamış bir haritanın altında haberini okuyan spikerde, yüreklerine işleyecek bir umut arayan sakinlerin hüznü, savaş haberi bitene kadar sürdü;…