Ödünç haritaların sağır uçurumu
Latif Bozdoğan
Milat
Ağır, maundan oyulmuş bir karar masası. Üzerinde, sınırları binlerce kilometre öteden çizilmiş, kırmızı mühürlü bir dosya duruyor. Odanın sessizliğini bozan tek şey, sayfalar çevrildikçe havaya yayılan o keskin barut ve tuz kokusu. Kağıdın üzerindeki harfler, okuyan göze sadece duymak istediği o ninnileri söylüyor: “Halk ayaklanacak, rejim içeriden çökecek…” Şu an, o kağıttan sızan yalanın gölgesinde üç çıkarma gemisi ve dört bin asker, küçük bir adanın açıklarında emir bekliyor. Diplomasinin o ağırbaşlı gibi duran sahtekarlığı tam burada başlıyor. Bir yanda on beş maddelik barış taslaklarıyla masalar kurup zaman satın alanlar, diğer yanda lisanlarının sadece patlayıcılardan ibaret olduğunu itiraf ederek o masayı…