Yaşamın tarafında olmak
Tarih çoğu zaman insanın üstüne çöken ağır bir sessizliktir. Kazananların sesi yükselir, kaybedenlerin sesi bastırılır. İnsan, yalnızca tarihin nesnesi değildir; aynı zamanda tarihin ötesine taşan, onu sorgulayan, ona itiraz eden bir varlıktır. Tarih, çoğu zaman geçmişin nötr bir kaydı gibi sunulur. Halbuki tarih, hangi sesin duyulacağını, hangi acının görünmez kalacağını, hangi hayatın merkezde yer alacağını belirleyen bir kurgusal anlamsızlık düzenidir. Bu yüzden tarih, yalnızca olmuş bitmiş olayların toplamı değil; insan yaşamının nasıl okunacağına dair bir tercihtir. Tarih, kutsal değildir. Tarihin insanı nasıl daralttığını, nasıl kalıplara hapsettiğini fark etmek, olgunluktur ve aydınlanmadır. İnsan, hiçbir ideolojinin, hiçbir kurumsal düzenin, hiçbir dogmatik hakikatin…