Menü
Anasayfa / Yazarlar / Eklenme: 17.03.2026 16:01

Silah değişti, kulak aynı kaldı

Savaşı çoğu zaman silahların evrimi üzerinden anlatıyoruz. Taştan demire, demirden baruta, baruttan atoma. Bu anlatı rahatlatıcıdır; çünkü “ilerleme” fikrine yakışır. Oysa savaşın en istikrarlı aracı ne kılıçtır ne füze. Sestir. Çünkü ses, insan bedenini değil, sinir sistemini hedef alır; bedeni öldürmeden önce zihni çökertebilir. Cengiz Han’ın ordularının kullandığı ıslık çalan oklar bu açıdan romantik bir ayrıntı değil, şaşırtıcı derecede bilinçli bir tercihti. Ok hedefi vurur ya da vurmaz; ama havayı yaran o tiz ıslık, henüz hiçbir şey olmadan “bir şey olacak” duygusunu yaratırdı. İnsan beyni belirsizliği sevmez. Belirsizlik korkunun en verimli tarlasıdır.