Menü
Anasayfa / Yazarlar / Eklenme: 19.03.2026 10:45

“Bir Başörtüsü Yere Düşerken, Bir Ümmet Ayağa Kalkmalıydı…”

Kadir Gecesi… affın ve rahmetin yeryüzüne sağanak gibi indiği o gece… İnsanların günahlarından arınmak için secdeye kapandığı, gözyaşlarının duaya karıştığı o mübarek zaman dilimi… Ve mekân: Fatih Camii… Fakat bu kez o kutsal atmosferde sadece tesbih sesleri değil, yürekleri sarsan bir uyarı yankılandı. İbadet için camiye gelen cemaat, alışılmışın dışında bir manzarayla karşılaştı. Kadınlar başörtülerini bırakmıştı. Ama bu bir terk ediş değildi; bu, bir hatırlatmaydı. Her bir başörtüsüne iliştirilen not, aslında ümmetin kalbine bırakılmış bir mesajdı: “Mescid-i Aksa Müslümanların namusudur, sahip çıkın.” Bu cümle, sıradan bir çağrı değil; imanın, izzetin ve sorumluluğun özeti gibiydi.