Kişisel imtihanlara değil, Ümmetin derdine omuz vermek
Hayat, her insan için farklı imtihanlarla örülmüş uzun bir yolculuktur. Kimi hastalıkla, kimi fakirlikle, kimi evladıyla, kimi yalnızlıkla, kimi de haksızlıklarla sınanır…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Hayat, her insan için farklı imtihanlarla örülmüş uzun bir yolculuktur. Kimi hastalıkla, kimi fakirlikle, kimi evladıyla, kimi yalnızlıkla, kimi de haksızlıklarla sınanır…
“Artık kitap (amel defteri) ortaya konmuştur; suçluların, onda yazılı olanlardan korkuya kapılmış olarak, ‘Vay halimize! Bu nasıl kitapmış…
“Akıllı kişi, nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışan kimsedir Aciz kişi ise nefsinin arzularına uyan ve Allah’tan boş temennilerde bulunan kimsedir” (Tirmizî) İnsanlık tarihi boyunca herkes akıllı olmanın peşinde koştu Kimi servet biriktirmeyi akıl saydı kimi makam elde etmeyi kimi de dünyaya hükmetmeyi Oysa Peygamber Efendimiz sallallahualeyhi ve sellem akıllı insanın tarifini bütün […]
Kur’an-ı Kerim, insanlık tarihinin en büyük sapmalarından birini tek bir ayetle ortadan kaldırmaktadır: “Allah’ın kendisine kitap, hüküm ve peygamberlik vermesinden sonra hiçbir insanın kalkıp insanlara ‘Allah’ı bırakıp bana kul olun’ demesi düşünülemez. Aksine, ‘Öğretmekte olduğunuz kitap ve yapmakta olduğunuz incelemeler gereğince Rabbin hâlis kulları olun!’ der.” (Âl-i İmrân, 3/79) Bu ayet, yalnızca geçmiş ümmetlere değil, […]
İnsanlık tarihi boyunca dinler, sadece kitapların sayfalarında değil, insanların hayatlarında da sınandı. Bugün ise acı bir gerçekle yüzleşmek zorundayız: Dinin adı var, fakat ahlakı nerede…
İnsan hayatı boyunca birçok şeyi sever: Anne-babasını, eşini, evlatlarını, kardeşlerini, akrabalarını, malını, mülkünü, ticaretini ve evini… Bunların hepsi Allah’ın insana verdiği nimetlerdir. Ancak asıl mesele şudur: Bütün bu sevgilerin üzerinde, kalbin tahtında kim vardır…
Kur’an-ı Kerim’de insanın iman iddiasıyla gerçek iman arasındaki farkını ortaya koyan son derece çarpıcı bir ayet vardır: “İnsanlardan öyleleri de vardır ki, inanmadıkları hâlde ‘Allah’a ve âhiret gününe inandık’ derler.” (Bakara, 2/8) Bu ayet, yalnızca geçmişte yaşamış bir topluluğun hastalığını anlatmıyor. Bugün de insanın kendisine sorması gereken çok ciddi bir soruyu gündeme getiriyor: Ben gerçekten […]
Mekke müşriklerinin temel problemini doğru anlamak, tevhidin ne olduğunu anlamak açısından son derece önemlidir. Çünkü onlar Allah’ı bütünüyle inkâr eden insanlar değildi…
Hadis tarihi tartışmalarında sıkça tekrarlanan bir iddia var: “Hadisler Peygamberimizden yaklaşık 200 yıl sonra yazıldı.” İlk bakışta oldukça çarpıcı görünen bu cümle, hadislerin tarihî serüvenine yakından bakıldığında ciddi bir metodolojik yanılgıya dayanıyor. Çünkü burada kitâbet, tedvîn ve tasnif birbirine karıştırılıyor…