Sonsuzluğun Sahibine Yürüyen Bir “Gül” Devri: Muhsin Yazıcıoğlu
Ezgi Aşık
İnternethaber
Bazı insanlar vardır; yaşadıkları çağa sığmazlar, sığamazlar. Onlar, tarihin akışı içerisinde sadece bir isim değil, birer “haysiyet abidesi” olarak yükselirler. 25 Mart 2009… Keş Dağı’nın ayazında, sadece bir helikopter değil; Türk siyasetinin tertemiz kalbi, Anadolu’nun yiğit sesi, “fırıldaklaşmaya” inat dik duran bir çınar buz kesti. Bugün, o hüzünlü şehadetin yıl dönümünde, Muhsin Yazıcıoğlu’nu sadece anmak yetmez; onu anlamak, o mirası sırtlanmak icap eder. Bir Saniyesine Hükmedilemeyen Dünyanın “Dik” Adamı Muhsin Başkan, siyaseti bir ikbal kapısı değil, bir “İ’lâ-yi Kelimetullah” davası olarak gördü. Onun milliyetçiliği, sığ sloganların ötesinde; bu toprakların ruh köküne bağlı, inançla yoğurulmuş bir vatan sevdasıydı.