“Adalar vapurları durdursun, Heybeli’den yüzerek geçsinler”
Büyükada’daki Milano Restaurant’ta cermakcuru sohbete meze yapmak güzel de, benim Heybeliada hasretim depreşince kendimi Şehir Hatları vapurunda buluverdim. Ermeni hoşorlarının ve Yahudi koriçolarının çoğu Büyükada’da indiğinden, kafa şişirecek kimse kalmamıştı. Onlar yerlerini kendi gönüllerine ümük hanımlara ve çubuklu pijamalarla denize girenlere bırakmıştı. Sesleri çıkmasa da, kadınları farları yakmış, erkekleriyse tokurdakları yaymış. Tam bir hıyar erotizmi. Allah’tan iki iskele arasında üç kilometre bile yok, bu yüzden Şehir Hatları’nın Büyükada’dan kalkıp Heybeliada’ya yanaşması on dakikayı bulmuyor. Bir zamanlar Heybeliada güzel Rum kadınlarıyla şöhretliymiş, kaynaklarda öyle yazıyor, ancak ben adanın eski dilberlerine kolayca Rum diyemiyorum, fotoğraflarına bakınca Kuyu ve Ambela mahallelerinin kadınlarında hemen…