Menü
Anasayfa / Yazarlar / Eklenme: 29.03.2026 00:55

Sözün gölge boyu

Pazar sabahının telaşsız, kendi içine dönük sükûnetindeyiz. Belki elinizde sıcak bir çay bardağı, pencereden dışarı bakıyor ve sokağın bildik, yorgun ama aşina dinginliğini dinlemek istiyorsunuz. Ancak bu ıssızlık, ilkin ufuk çizgisini kemiren ağır ve soğuk hafriyat uğultusuyla bölünüyor. Ardından sokağın başından otomobiller geçiyor. Bir yanda hayat pahalılığından ve geçim derdinden yakınılan tükenmez sohbetler; diğer yanda tek başına binilen buz gibi çelik yığınlarının içinde, bir saniyeye bile tahammül edemeden kornaya abanan eller… Bu tahammülsüz ses, sabahın serinliğini bıçak gibi kesiyor.