Sabahçı kahvesi
Ateş İlyas Başsoy
BirGün
“Uyan” dedim. “Güneş doğmak üzere, kaçırma…” Ellerimizde önceden hazırladığım kahve kupaları, pencerenin ardından ve son kez, sarmaş dolaş izledik. Güneşin doğuşu kadar eşsiz bir klişeydik şimdi. Bir martı ufuk çizgisinde uçtu. Sarıldık, öpüştük, koklaştık. Kapıdan çıkana kadar iki kez daha yatağa döndük. Mutluluk, tutku, aşk, acı… Dört denizin birleştiği bir denizde su altında dans eder gibi. Sonra nasılsa asansöre binebildik ve asansörün aynasında yıllardır olduğu gibi bir kez daha selfie çektik. “İnsanlar kendi fotoğraflarını genelde beğenmez ama eskiden beğenmediği eski fotoğraflarını bir gün beğenmeye başlar. Bunun nedeni o fotoğraftaki kişinin artık ‘kendisi’ olmaması olabilir mi?” diye sordu. Veya soru şeklinde…