Ölçü ve Değer Arasında Müslümanca Bir Duruşun İmkânı
Bugün içinde yaşadığımız dünyada, güç ile hakikat arasındaki bağ neredeyse tamamen kopmuş durumda. Toplumlar, kültürler ve siyasal yapılar, birbirlerini anlamaya çalışmak yerine etkisizleştirmeyi, dışlamayı ve nihayetinde yok saymayı tercih ediyor. Bu tercih, yalnızca politik bir strateji değil; aynı zamanda ahlaki bir çöküşün, ontolojik bir savrulmanın ve epistemik bir iflasın göstergesidir. Böylesi bir zeminde “Müslümanca bir duruş”tan söz etmek, yalnızca bir kimlik beyanı değil; köklü bir varoluş muhasebesi yapmayı gerektirir. İslam düşüncesinde “ölçü” (mizan), yalnızca bireysel ahlakı değil; toplumsal düzeni, siyasal meşruiyeti ve epistemik güvenilirliği de belirleyen temel ilkedir. Ölçünün kaybı, her şeyin göreli hale gelmesi değil; aksine gücün mutlaklaşmasıdır. Bugün,…