Beklemiyorum, duruyorum
Mehmet Biten
Milli Gazete
Geçen gün arkadaşlarla sohbet ederken yol ağzında duran bir genci fark ettiklerini ve onunla yaşadıkları bir durumu naklettiler. Ne bir telaşı var ne de bir yönü. Yanına yaklaşıp soruyorlar: “Nereye gidiyorsun? İstersen bırakabiliriz.” Genç, kısa bir tereddütten sonra cevap veriyor: “Bir yere gitmiyorum. Otobüs de beklemiyorum… Sadece duruyorum.” Bu cevap, ilk bakışta tuhaf bir dil sürçmesi gibi gelebilir. Oysa değil. Tam aksine, kelimelerin varoluşu nasıl farklı anlam ufuklarına taşıdığını gösteren berrak bir an bu. Çünkü çoğu zaman “durmak” ile “beklemek”i aynı tecrübenin iki biçimi zannederiz. Oysa biri, diğerinin sessiz karşıtı olarak konumlanır.