‘Baş düşman, baş çelişki’
ABD ve İsrail’in son olarak İran’a yönelik başlattığı saldırıdan bu yana, daha çok sol- sosyalist ama hemen tüm kesimlerde yürüyen tartışma, 78 kuşağının ‘baş düşman, baş çelişki’ söylemini anımsatıyor. Kuşağın mensupları tebessümle hatırlayacaklardır, neredeyse her sol-sosyalist grup bir ‘baş düşman’ bir de ‘baş çelişki’ belirlemeyi bir tür ‘görev’ sayıyordu. Bu belirleme aynı zamanda grupların/kesimlerin birbirlerine yakınlaşma ya da mesafeli olma hallerini de etkiliyordu. Türkiye sosyalist hareketinin ‘devrim stratejisi’ni belirleme arayışlarında özellikle devrim tecrübesi olan ülkelerin/partilerin belirleyici etkisi vardı. 1960-1970’li yıllarda bu düşünsel etki o kadar baskındı ki sosyalist geleneklerin başlıca referansları; SBKP, Çin Komünist Partisi ve bir ölçüde Latin Amerika…