İbadette farkındalık
Kendi varlığının farkında olan, bu varlığın bilincini taşıyanlar ibadete süreklilik kazandırabilirler. Yani ancak kulluk bilincine erişenler samimi ve sürekli olarak ibadet edebilirler…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Kendi varlığının farkında olan, bu varlığın bilincini taşıyanlar ibadete süreklilik kazandırabilirler. Yani ancak kulluk bilincine erişenler samimi ve sürekli olarak ibadet edebilirler…
Yaratıcımız olan Allah istediği için… İnananların Allah’ın varlığına inanıp yokmuş gibi yaşamaları büyük çelişki ve büyük gaflettir. Yüce Yaratıcı kulun bu aymazlığını bildiği için onun hayatında bu gaflete düşmemesi için, düştüğünde de bundan kurtulması için kendilerine zikri ve içinde zikrin de bulunduğu namaz gibi, oruç gibi ibadetler emretmiştir…
Fetret dönemlerinde olsun, Allah’ın elçileri vasıtasıyla gönderdiği dinin tahrifinden sonra olsun insanlar tapınmaya devam etmişlerdir. Bu yönelişe dünyalık ya da şirk bulaşmış olsa da tapınma hiçbir zaman kesilmemiştir…
Din bir disiplin olarak tanımlanırsa, imanı da bu disiplinin enerjisi, harekete geçirici gücü olarak kabul edebiliriz. Hangi alanda olursa olsun, iman olmadan yaşantıya geçen hiçbir şey din olarak, dolayısıyla ibadet olarak kabul görmez…
İman, Allah karşısında duyulan çaresizlik ve korku sonucu, onun karşısında diz çöküp, teslim bayrağını çekmek değil, bilakis onun güven kaynağı olduğunu keşfederek korkulardan kurtulmaktır. Bir başka ifadeyle iman; ben üstü ve ben ötesi bilinmezliklerin gizemlerinden korkanlara “Hiçbir şeyden korkmayın, her şeyin yaratıcısı olan Allah’a güvenin“ mesajıdır…
Yeni yıla (2026) girmeden önce başladığımız “Kulluk” yazılarımızı seri şekilde sürdürüyorduk. Ramazan dolayısıyla Oruç yazılarına başlamıştık ki İran’a karşı İsrail&ABD’nin başlattıkları savaşa yoğunlaştık…
İki gündür okullarımızdan gelen acı haberlerle kahrolduk. Öncelikle yaşamını yitiren gençlerimize rahmet diliyorum, mekanları cennet olur İnşaallah…
İsrail ve hamisi ABD’nin İran’a karşı başlattıkları savaşın kırkıncı gününde ateşkes kararı alındı. Kararın alınmasında Türkiye, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan tarafında yürütülen barış çalışmalarının etkili olması önemlidir…
İran, devleti ve milleti ile bir ayı aşkın süredir gasıp, zorba ve emperyalist Amerika ile onun bölgemize ur olarak soktuğu Siyonist İsrail’in saldırıları altındadır. İki devlet sivil yerleşim, askeri alan ayırımı yapmadan en son nesil silahlarla İran’ı vurmaktadır. Bu süre içinde başta İran dinî lideri S. Ali Hamaney olmak üzere 2 bine varan İranlı masum […]