Unutturulan tarih – 1
Seneler akıp giderken şehirler de insanlar gibi değişiyor, dönüşüyor. Bazen bu değişim o kadar hızlı ve acımasız oluyor ki düne ait ne varsa silip süpürüyor…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Seneler akıp giderken şehirler de insanlar gibi değişiyor, dönüşüyor. Bazen bu değişim o kadar hızlı ve acımasız oluyor ki düne ait ne varsa silip süpürüyor…
Son yıllarda ne zaman bir akademisyen, bir öğrenci ya da geleceğini planlamaya çalışan bir gençle karşılaşsam, havada hep aynı endişeli soru asılı duruyor: “Geleceğin mesleği ne olacak?” Bu soruya yanıt aranırken en büyük hatayı, dijitalleşmenin getirdiği kolaylığı “uzmanlığın sonu” sanarak yapıyoruz. Herkesin elinde bir kamera, herkesin cebinde bir yayın kanalı olmasının, iletişim bilimine ve eğitimine […]
Günümüz esnafı işletmesinin tabelasını artık caddelere veya işlek meydanlara değil, algoritmaların gözle görülmeyen dijital gökyüzüne asıyor. Tüketicinin akıllı telefon ekranında tek bir dokunuşla savurduğu ya da cömertçe bağışladığı 1 ila 5 arasındaki yıldızlar, dijital platformların arkasındaki karmaşık mekanizmalar için basit birer puanlama verisi değil; bir işletmenin varlık ya da yokluk gerekçesi…
Bu akşam, tüm futbolseverler ekran başına kilitlenip İspanya ile Arjantin arasındaki Dünya Kupası finalini izlerken, aslında sadece iki futbol ekolünün değil, yeşil sahanın üzerine çöken devasa bir jeopolitik gölgenin de finaline tanıklık edeceğiz. Bugün tribünler coşkuyla inlerken, biz futbolun o çok övünen meşruiyetini ve sporun küresel güç savaşlarında nasıl bir kamuflaj malzemesine dönüştüğünü konuşmak zorundayız…
Tarihin en kritik dönüm noktaları, bazen en büyük gürültülerin koptuğu cephelerde değil, sessiz salonlarda alınan kararlarda gizlidir. Bugün, takvim yaprakları Temmuz ayını gösterirken, hafızamızı tam 105 yıl öncesine, Kurtuluş Savaşının en karanlık ve en az konuşulan bir Temmuz kesitine götürmekte fayda var…
Gündelik hayatın koşturmacası içinde kötülüğü genellikle münferit olaylarda ararız. Trafikte aniden parlayan bir öfke, bencilce atılmış bir adım ya da bizzat maruz kaldığımız haksızlıklar…
Akademik hayatın en gururlu anı, amfilerde, koridorlarda emeklerine ve büyümelerine şahitlik ettiğiniz gençlerin hayata atılışını izlemektir. Kürsüden onlara bakarken, her birinin gözlerindeki ışık geleceğe dair umutlarımızı tazeler…
Fransa’dan yükselen son dakika haberi, dijital çağda ulusal egemenliğin sınırlarının yeniden çizildiğini tüm dünyaya ilan etti. Fransa Başbakanı Sebastien Lecornu, iç istihbarat servisi DGSI’nin ABD’li veri analitiği devi Palantir ile olan sözleşmesini feshettiğini duyurdu…
Bir sohbette laf arasında şu cümle döküldü muhatabımın ağzından: “Şapka Kanunu döneminde yaşanan idam olayları, o sert tasfiyeler…” Cümledeki o sarsılmaz eminlik, arkasındaki tarihsel boşluktan daha ürkütücüydü. Cumhuriyet’in ilanından bu yana bir asır geçmiş, dönemin mahkeme kayıtları açılmış, tarihçiler cilt cilt arşiv belgesi yayımlamış…