Mesela
Eskisi gibi kim önden gitmiş, Kim arkada kalmış, Artık dikkatimi çekmiyor. Mesela Ne önden gidene yetişmeye Ne geride kalanı çekiştirmeye çalışmıyorum yakasından…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Eskisi gibi kim önden gitmiş, Kim arkada kalmış, Artık dikkatimi çekmiyor. Mesela Ne önden gidene yetişmeye Ne geride kalanı çekiştirmeye çalışmıyorum yakasından…
Bu makalemde “Orta Doğu” kavramını bilinçli olarak kullanmıyorum. Çünkü bu ifade, bu coğrafyanın tarihini ve ruhunu değil, dışarıdan dayatılmış bir harita dilini temsil eder…
Geçtiğimiz hafta sonu Diyarbakır’da, tarihî Deliller Hanı’nda düzenlenen Güneydoğu Anadolu Anti-Siyonizm Kongresi’ne katıldım. Akademisyenlerden sivil toplum temsilcilerine, yazar ve kanaat önderlerinden aktivistlere kadar farklı kesimlerden birçok ismin bir araya geldiği kongrede, Gazze’de yaşanan insanlık dramı ve buna karşı geliştirilebilecek ortak mücadele yöntemleri ele alındı…
Cumartesi günü Diyarbakır’da Antisiyonizm Kongresi’ne katıldım. Mekân olarak seçilen Deliller Hanı, tarihsel bir hafızanın da taşıyıcısıydı…
(Şehadetinin yıl dönümü vesilesiyle aziz hatırasına) O gün, Şehitlik Mahallesi’nin güneşi biraz eksik doğdu. Bir kahvaltı sofrası eksik kaldı mesela…
Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, geçen aylarda hafta İnönü Üniversitesi’nin akademik açılış töreninde yaptığı konuşmada gözleri dolarak, “Öyle bir yaşayalım ki, vakti geldiğinde Allah bizi kimsenin hakkıyla huzuruna çağırmasın. Hakimliğin bir tarafı nur, bir tarafı nar…
Sanırım yıl 1996 ya da 1997’ydi. Henüz dünyanın bütün acılarını tanıyacak kadar büyümemiştim…
Bu Kurban Bayramı’nda bir ayet kalbime her zamankinden farklı dokundu. “İşte o günleri biz insanlar arasında döndürür dururuz…” Yıllardır okuduğumuz bir ayet…