13
Haz
2026
Dünyada küçük bir nokta
Geçtiğimiz yüzyıl başında dünya iki büyük paylaşım savaşından kan, acı ve gözyaşıyla çıktı. Ardından da egemenler soğuk rüzgârlar arasında kalsa dahi bölgesel çatışmalar dışında yaygın bir savaş düşüncesine kendini kaptırmaktan kaçındı…
06
Haz
2026
Bizim burada ne işimiz var?
Mussolini, 9 Kasım 1926’da kendisine yapılan bir saldırıyı bahane ederek olağanüstü hal yasalarını uygulamaya koydu ve ilk iş olarak da muhaliflere gözdağı verdi. Antonio Gramsci, parlamenter dokunulmazlığı olmasına rağmen diğer komünistlerle birlikte tutuklandı…
30
May
2026
Hakikat ve yalan
İtalyan yazar Luigi Pirandello’nun simgesel eserlerinden biri olan IV. Henry’de gerçeklik ve yalana dair unsurlar arka arkaya sıralanarak eğlenceli bir komedi çıkar ortaya…
23
May
2026
Siyaset halk için yapılır, halka rağmen değil!
Dino Buzzati’nin “Tatar Çölü” romanında, askeri okuldan yeni mezun Teğmen Giovanni Drago, bir sonbahar sabahı ilk görev yeri olan ve Kuzey Krallığı’nın sınırında bulunan Bastiani Kalesi’ne gider. Günler göz açıp kapayıncaya kadar geçer…
16
May
2026
Siyaset bir varmış bir yokmuş
Jose Saramago’nun “Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş” romanında günlerden bir gün ülkenin birinde ölüm, insanlardan can alma görevinden bir süreliğine vazgeçer. Öte dünyaya gidiş biletinin ortadan kalkmasıyla birlikte yaşamasından umut kesilen hastalardan, en ağır yaralılara kadar kimse ölemez…
09
May
2026
Benim Cumhuriyet’im
Çok kıymetli gazeteci-yazar Adnan Gerger ağabeyimin geçtiğimiz günlerde gazetemizin yayınlarından “Önce Cumhuriyet” kitabı çıktı. Çalışmada, “Cumhuriyet” gazetesinin kuruluş öyküsü ayrıntılandırılıyor; geçmişten günümüze geçirdiği dönemeçler anlatılıyor…
02
May
2026
Maden işçileri ve umut
Ülkemizde maden ocağı ile ilintili ilk öykü Nahit Sırrı Örik’in 1929 yılında yayımlanan “Kırmızı ve Siyah” adındaki öykü kitabında yer alır. Cemil, Zonguldak’ta maden ocağında çalışan bir mühendistir, evlidir…
25
Nis
2026
Cemil Eren’i düşünürken…
Erhan Bener, Cemil Eren’in hayatından yola çıkarak kaleme aldığı “Işığın Gölgesi”nde şöyle bir an anımsar. Bu an tıpkı Cesare Pavese’nin “Günleri değil anları anımsarız” deyişine uygundur, sıradışı gibi görünen ama bir o kadar da sıradan…
18
Nis
2026
Günlük yaşamda iki sıradan sözcük: Liyakat ve denetim
Isabel Allende’nin ilk romanı “Ruhlar Evi”nde topraklarını “romantik bir kavram” olarak gören, “insanı zengin eden şeyin alım satımdan anlaması” olarak düşünen Esteban Trueba, güçlendikçe palazlanır. Palazlandıkça da kadına, çocuğa, hayvana zalimlik etmeyi normal olarak karşılar…