Versay’dan sonra yeni jeopolitik
7 Haziran 2026’da Versay Sarayı’nda ve Tahran’da eşzamanlı imzalanan 14 maddelik İslamabad Mutabakatı, İran-ABD savaşını resmen durdurdu. Mutabakatın, savaşın geleceği henüz belirsiz…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
7 Haziran 2026’da Versay Sarayı’nda ve Tahran’da eşzamanlı imzalanan 14 maddelik İslamabad Mutabakatı, İran-ABD savaşını resmen durdurdu. Mutabakatın, savaşın geleceği henüz belirsiz…
Pazartesi günü şöyle bir yazıya rastladım: “İltica Hakkının Sonu- Küresel Kuzeydeki ülkeler kapılarını kalıcı olarak kapatıyor.”(Foreign Policy). Yazı “Küresel Kuzey’de” hükümetlerin sınır kontrollerini sıkılaştırdığını, hak kazanma koşullarını daralttığını, sınır dışı etme işlemlerini hızlandırdığını, gözaltı uygulamalarını genişlettiklerini, aile birleşimini kısıtladıklarını, sorumluluğu üçüncü ülkelere devrettiklerini anlatıyor…
Tren bu istasyona, Gezi Parkı, gar katliamı, “darbe”, mühürsüz oy pusulaları, İstanbul Belediye seçimleri hezimeti, tutuklamalar, gizli tanıklar, uydurma kanıtlar, büyük kitlesel mitinglerin yarattığı korku duraklarından geçerek geldi. Peki nereye gidiyor…
LSE, Harvard, Pekin, Yale üniversitelerinden, Soğuk Savaş ve Doğu Asya uzmanı tarihçi, Prof. Arne Westad kitabında (2026- Mayıs) dünya 1914 öncesindeki gelişmeleri andıran bir jeopolitik fırtınanın eşiğinde diyor…
İklim krizini hâlâ “gelecek kuşakların sorunu” sananları acı bir sürpriz bekliyor. Okyanusların suları ısınıyor, bir Süper El Nino olasılığı hızla artıyor…
Çok garip zamanlarda yaşıyoruz. Salı günü, Halk TV’de 24 Ekim 2018 tarihinde Onur Öymen’le yapılmış bir söyleşiye “X”te rastlayınca, bir “dejavu” yaşadım…
Sevgili Prenses Marie, O kasvetli Viyana akşamındaki sohbetimizin verdiği cesaretle, bu kez İstanbul’un yapışkan (bu zamanlarda küresel ısınma diye bir şey var) bir gecesinde başka türlü uyuyamayacağımı anlayınca kalkıp bir süredir aklımı kurcalayan bir soruyu sizinle, bu kez bir meslektaşınız olarak paylaşmak istedim. Hatırlarsanız, otuz yılı aşkın araştırmamın sonunda size o büyük itirafı yapmak zorunda […]
Sezar, Roma’ya doğru yürürken ordusunu Rubicon nehrinden geçirince “Alea iacta est” (Zar atıldı) demiş: Artık geriye dönüş yok! Kılıçdaroğlu ekibinin çağrısı üzerine polis CHP binasına zorla, binanın içinde bibergazı kullanarak girdi…
“O kadar da olmaz!” derken karar çıktı. Sonra, polis kapıya dayandı…