30
Mar
2026
Kul ve Köle: Özgürlük Yanılsaması Üzerine!
“Akıl özgürleşmeden, kalp öz-ü-gürleşmez, Kalp öz-ü-gürleştiğinde, insan köleleştirilemez!” İnsanlık tarihi, boyunlara geçirilen demir halkaların, ayaklara vurulan ağır prangaların ve efendilerin kırbaç şaklamalarının tarihi olduğu kadar; bu somut zincirlerden kurtulup görünmez prangalarla kendi iradesini tutsak eden insanın da trajik tarihidir. İçinde bulunduğumuz bu çağ, insanın fiziksel kölelikten azat olduğu bir dönemi haber verirken, aslında tarihin en […]
26
Mar
2026
Duyu, Duygu ve Düşünce Arasında İnsan!
İnsan, ahsen-i takvim (en güzel yaratılış) sırrına mazhar olduğunu unuttuğu anlarda, kendi bütünlüğünü gözden kaçırır. Çünkü o, yalnızca madde âlemine sıkışmış düşünen bir beden değil; aynı zamanda hisseden bir kalp ve ilahi nefesi taşıyan bir ruhtur. Ne var ki asrımızın gaflet perdeleri ardında insanın bu üç temel yönü—bedeni (duyuları), kalbi (duyguları) ve aklı (düşüncesi)—arasındaki o […]
17
Mar
2026
Malumat Hamallığından Marifet Deryasına!
İnsan, hayat yolculuğuna çıktığında cebine koyduğu ilk azığı “merak”, sırtına aldığı ilk yükü “bilmek arzusu “, içine düştüğü ilk telaşı ise “anlam/aslını bulma” arayışıdır. Oysa bilmek ve bildiğini anlamlandırmak; aklın kılı kırk yaran öğrenme hırsından değil, “Lâ” diyerek zihindeki putları kırmaktan, yani bildiklerinin, O’nun bilgisi karşısında bir hiçlikten ibaret olduğunu idrak etmekten geçer. Çoğu insan, […]