Menü
Fatih Yüksektepe
Usta Kalem

Fatih Yüksektepe

Milli Gazete Gazetesi

"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."

Toplam Yazı 19

Tüm Yazıları

10 Ağu 2026

İmanın Bedelini Unutan Ümmet!

İman, insanın yalnızca neye inandığını değil, inandığı şey uğruna nelerden vazgeçebildiğini de gösterir. Bu sebeple Kur’an’ın iman tasavvuru, hiçbir zaman yalnızca sözlü bir aidiyet üzerine kurulmamıştır…

Devamını Oku 2 ay önce
04 Ağu 2026

“Sürü” Psikolojisinden “Ümmet” Bilincine!

“Varlık anlayışlarını kaybeden toplumlar kaybolmuş milletlerdir.” Bir toplumun gerçek gücü, meydanlarını dolduran kalabalıkların sayısıyla değil; o kalabalıkların içinde vicdanını, aklını ve iradesini koruyabilen insanların varlığıyla ölçülür. Çünkü kalabalık her zaman toplum değildir…

Devamını Oku 2 ay önce
22 Tem 2026

“Sınırlayıcı Eğitim” Üzerine Kısa Bir İnceleme!

İnsan, varoluş sahnesine işlenmeyi bekleyen ham bir madde ya da üzeri doldurulacak boş bir levha olarak değil; bünyesinde sonsuz tecellileri ve derin bir potansiyeli barındıran bir fıtrat üzere adım atar. İslâm düşünce geleneğinin bilgiye (ilm) ve insana bakışındaki en temel nirengi noktası burasıdır: İnsan zihni biçimlendirilecek bir nesne değil, hakikate uyandırılacak bir özne konumundadır…

Devamını Oku 3 ay önce
15 Tem 2026

Üç Nehrin Birleştiği Deniz: İnsan!

“Hikmet, düşüncenin itidalinden doğar.” İnsan, yalnızca düşünen bir varlık değildir. O aynı zamanda arzulayan, öfkelenen, korkan, seven, isteyen ve reddeden bir varlıktır…

Devamını Oku 3 ay önce
01 Nis 2026

Düşüş: İdealist İnsandan İdolist Kitlelere!

İnsanlık tarihi, yukarıya bakan gözlerin yavaş yavaş ayakucundaki toprağa, oradan da cebindeki eşyaya dikilmesinin hazin hikâyesidir. Eskilerin romanlarında insan, gökyüzüne uzanan, trajedisiyle bile devleşen, “eşref-i mahlûkat” sıfatına yakışır bir idealizmin öznesiydi. Bugün ise modern anlatı, insanı ruhundan soyup onu nesnelerin dünyasına, maddi hayatın en alt basamaklarına bir “eşya” gibi yerleştirdi. Bu dönüşüm sadece edebi bir […]

Devamını Oku 6 ay önce
30 Mar 2026

Kul ve Köle: Özgürlük Yanılsaması Üzerine!

“Akıl özgürleşmeden, kalp öz-ü-gürleşmez, Kalp öz-ü-gürleştiğinde, insan köleleştirilemez!” İnsanlık tarihi, boyunlara geçirilen demir halkaların, ayaklara vurulan ağır prangaların ve efendilerin kırbaç şaklamalarının tarihi olduğu kadar; bu somut zincirlerden kurtulup görünmez prangalarla kendi iradesini tutsak eden insanın da trajik tarihidir. İçinde bulunduğumuz bu çağ, insanın fiziksel kölelikten azat olduğu bir dönemi haber verirken, aslında tarihin en […]

Devamını Oku 6 ay önce
26 Mar 2026

Duyu, Duygu ve Düşünce Arasında İnsan!

İnsan, ahsen-i takvim (en güzel yaratılış) sırrına mazhar olduğunu unuttuğu anlarda, kendi bütünlüğünü gözden kaçırır. Çünkü o, yalnızca madde âlemine sıkışmış düşünen bir beden değil; aynı zamanda hisseden bir kalp ve ilahi nefesi taşıyan bir ruhtur. Ne var ki asrımızın gaflet perdeleri ardında insanın bu üç temel yönü—bedeni (duyuları), kalbi (duyguları) ve aklı (düşüncesi)—arasındaki o […]

Devamını Oku 7 ay önce