Yargı gücünün analizi / Bölüm 2 / Örgütler
“FETÖ’nün Zor Yıllar’daki kadar gücü yok. Ama işte, öte yandan örgütün pandemi sonrasında küreselcilerin planlarına hız vermeleri üzerine tekrar aktifleşmeye başladığını da gören gözler anlıyor…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
“FETÖ’nün Zor Yıllar’daki kadar gücü yok. Ama işte, öte yandan örgütün pandemi sonrasında küreselcilerin planlarına hız vermeleri üzerine tekrar aktifleşmeye başladığını da gören gözler anlıyor…
“Kendi ruhumuzu bir başka görüşle gözlemleme yeteneği, bizlere ta baştan verilmediğinden tüm tabiat -tüllerinden arındırılmış olsa bile- yine de onunla ilgili her aşkın (duyuları aşan) soruyu hiçbir zaman cevaplayamayacağız.” On sekizinci yüzyıl Alman filozofu Immanuel Kant’a ait bu cümle, düşünürün 1790’da yazdığı Yargı Gücünün Eleştirisi adlı kitabındaki ana fikri belirler, sınırlandırır. İşte burası, insanın yargı […]
Gelmiş geçmiş en iyisi olmasa da en gerçekçi istihbarat filmlerinden biri olan Münih’te (Steven Spielberg-2005) İsrail istihbaratının para ile ilişkisini özetleyen ilgi çekici bir sahne vardır. Mossad’ın Kidon suikast timi sahaya gönderilirken servisin mali işler sorumlusu, timin başındaki ‘case officer’a, yani saha operasyon sorumlusuna “Faturaları istiyorum” der…
Bundan tam 26 sene önce, 2000 senesinin yazında bir öykü yazmıştım. İlk kitabım Susurluk Gümrüğü’nün yayımladığı tarihlerde… Ama sözünü ettiğim öykü -adı Hayal@ idi- 1999-2004 arası çıkan Dergibi adlı bir dijital edebiyat dergisinde yayımlanmıştı…
“Makineler, Binbir Gece Masalları’ndaki lamba cini gibidir. Sahibi için güzel ve yararlı; düşmanları için çirkin ve tehlikeli…” Yukarıdaki kısa alıntı, sayıları çok nadir olan merhametli İngilizlerden biri, filozof Bertrand Russell’ın Sorgulayan Denemeler adlı kitabından…
Temmuz, uzun ve çetin bir aydır. Bunu, yarım asırlık kendi hayatımın yaşanmış deneyimlerine dayanarak değil, fakat aynı zamanda dünya tarihinin 500, hatta 1000 yıllık yazılmış tecrübelerine dayanarak da söylüyorum…
Bundan tam dokuz yıl 362 gün önce, 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye Cumhuriyeti; tarihinin en önemli olaylarından birini yaşadı. Evvelindeki dört yıl ve sonrasındaki 10 yıllık iki evrede yaşanan gelişmeleri bütünlüklü biçimde düşündüğümüzde 15 Temmuz 2016; yalnızca FETÖ/PKK/DEAŞ terör örgütleriyle mücadelemizin değil, ülkemizi hedef alan vekâlet savaşlarındaki mutlak galibiyetimizin de miladı olmuştur…
Yazının, başlıkta da yer alan ana fikrine üç ayrı yoldan varmaya çalışacağız. Öncelikle bu köşede sıklıkla yaptığımız gibi yine zamanı ve mekânı merkeze alarak NATO’nun 77 yıllık ömründe geldiği aşamayı özetleyeceğiz…
Postmodern romanın babalarından, İngiliz yazar John Fowles’un çok sevdiğim bir cümlesi vardır; “Trajedinin en iyi tarafı ondan sağ çıkabilmemizdir” der. Zamanın ruhu gereği dünya ve de ülkemiz, trajik bir dönüşüm sürecinin içinde…