Sessizliğin ahlakı
Bazı haftalar var, haberleri yan yana koyunca insanın önüne sadece ülkenin gündemi değil, kendi vicdanı da geliyor. Bu hafta biraz öyleydi…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Bazı haftalar var, haberleri yan yana koyunca insanın önüne sadece ülkenin gündemi değil, kendi vicdanı da geliyor. Bu hafta biraz öyleydi…
Bazen memleketin gündemi insanın önüne bir masaya bırakılmış üç taş gibi düşüyor. Birine dokunuyorsunuz, içinden mizah çıkıyor; ötekine dokunuyorsunuz, eski bir film karesi gibi hüzün beliriyor; üçüncüsüne gelince siyaset bütün ağırlığıyla masaya oturuyor…
Bir ülkenin hafızası bazen pistlerde saklıdır. Uçakların indiği, insanların kavuştuğu, vedaların yapıldığı o uzun beton çizgilerde… İstanbul’da bu hafızanın adı yıllarca Atatürk Havalimanı’ydı…
Babalar Günü de onlardan biri. Kimi için sabah edilen bir telefon, kimi için sofrada ayrılan bir yer, kimi için küçük bir hediye… Kimi içinse içinden sessizce geçen bir isimdir…
Memleket dert üstü dert yaşıyor. Ama merak etmeyin, ekranda her şey yolunda…
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Kültür Yolu” projesi artık yalnızca bir etkinlik takvimi değil; şehir şehir dolaşan, meydanlara sahneler kuran, konserlerle, sergilerle, söyleşilerle kendini gösteren büyük bir organizasyon ağı. Amaç belli: Kültürü yaygınlaştırmak, şehirleri sanatla buluşturmak, yerel değerleri görünür kılmak ve kültür turizmini güçlendirmek…
Bayram dediğimiz şey biraz da kucaklaşma değil midir? Kırgınlıkları geride bırakmak, aynı sofraya oturmak, aynı gölgede serinlemek, aynı hafızanın içine yeniden sığabilmek… Ama bazen bayramlar da memleketin aynasına dönüşüyor…
Çoğu zaman güncel siyasetten uzak durmaya çalışıyorum. İnsan bazen ülkesine yalnızca kavganın, gürültünün, bitmeyen tartışmaların içinden değil; kültürden, sanattan, edebiyattan, sokaktaki insanın gündelik telaşından bakmak istiyor…
19 Mayıs sabahı Samsun’da yalnızca bir vapur kıyıya yanaşmadı. Bir milletin yorgun kalbine, yeniden ayağa kalkma iradesi de yanaştı…