Babalar Günü: Bir hatıranın gölgesinde
Babalar Günü de onlardan biri. Kimi için sabah edilen bir telefon, kimi için sofrada ayrılan bir yer, kimi için küçük bir hediye… Kimi içinse içinden sessizce geçen bir isimdir…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Babalar Günü de onlardan biri. Kimi için sabah edilen bir telefon, kimi için sofrada ayrılan bir yer, kimi için küçük bir hediye… Kimi içinse içinden sessizce geçen bir isimdir…
Memleket dert üstü dert yaşıyor. Ama merak etmeyin, ekranda her şey yolunda…
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Kültür Yolu” projesi artık yalnızca bir etkinlik takvimi değil; şehir şehir dolaşan, meydanlara sahneler kuran, konserlerle, sergilerle, söyleşilerle kendini gösteren büyük bir organizasyon ağı. Amaç belli: Kültürü yaygınlaştırmak, şehirleri sanatla buluşturmak, yerel değerleri görünür kılmak ve kültür turizmini güçlendirmek…
Bayram dediğimiz şey biraz da kucaklaşma değil midir? Kırgınlıkları geride bırakmak, aynı sofraya oturmak, aynı gölgede serinlemek, aynı hafızanın içine yeniden sığabilmek… Ama bazen bayramlar da memleketin aynasına dönüşüyor…
Çoğu zaman güncel siyasetten uzak durmaya çalışıyorum. İnsan bazen ülkesine yalnızca kavganın, gürültünün, bitmeyen tartışmaların içinden değil; kültürden, sanattan, edebiyattan, sokaktaki insanın gündelik telaşından bakmak istiyor…
19 Mayıs sabahı Samsun’da yalnızca bir vapur kıyıya yanaşmadı. Bir milletin yorgun kalbine, yeniden ayağa kalkma iradesi de yanaştı…
Zonguldak Belediyesi Kitap Fuarı vesilesiyle geldiğim kentte, kitapların arasında dolaşırken yolum ister istemez kömürün, emeğin ve hafızanın izlerine çıktı. Stantlar denize nazır bir hatta, martıların kanat gölgeleri altında kurulmuştu…
“Bu ne acayip başlık?” diyeceksiniz belki. Haklısınız, ilk bakışta tuhaf duruyor…
Pencerelerden içeri süzülen sabah güneşi, fırından eve taşınan sıcak ekmek, sokakta iki taştan kurulan kaleler, akşamüstü pencereden yükselen bir anne sesi… Kaybolan yalnız bu sesler değil; o seslerin taşıdığı yakınlık, güven ve mahalle duygusu…