İddia ve ispat
Bir iddia ortaya atıldığında, modern hukukun en temel ilkelerinden biri devreye girer: İddia sahibi iddiasını ispat etmek zorundadır. Çünkü aksi durumda hukuk değil, söylenti düzeni oluşur…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Bir iddia ortaya atıldığında, modern hukukun en temel ilkelerinden biri devreye girer: İddia sahibi iddiasını ispat etmek zorundadır. Çünkü aksi durumda hukuk değil, söylenti düzeni oluşur…
Türkiye’de siyasetin en zor taraflarından biri, insanların aynı anda iki farklı gerçeği birlikte savunabilmesidir. Bugün CHP içinde yaşanan tartışma da tam olarak böyle bir yerde duruyor…
Lozan’a yıllardır öyle şeyler söylendi ki, insan bazen antlaşma mı imzalandı yoksa bir korku filmi senaryosu mu yazıldı diye düşünüyor. Kimi “gizli maddeler” dedi, kimi “2023’te bitecek” dedi, kimi de “aslında zafer değil hezimet” hükmünü çoktan verdi…
Türkiye’de uzun zamandır hemen herkesin üzerinde uzlaşabildiği çok az konu kaldı. Ama galiba bir konuda geniş bir mutabakat var: Memnuniyet hissi giderek azalıyor…
Türk siyasetinde artık seçim sonuçlarını, parti programlarını ya da ideolojik tartışmaları konuşmaktan çok “transfer sezonunu” takip eder hale geldik. Futbolda nasıl taraftarlar gece yarısı “Acaba hangi yıldız geliyor?” diye telefon ekranına kilitleniyorsa, siyasette de benzer bir heyecan oluşmuş durumda…
Bir ülkede siyasetçinin gençlere verdiği en büyük kariyer tavsiyesi “okulu bırakıp Çin’e gidin” olmuşsa, ekonomistlerin de en büyük açıklaması “enflasyon beklediğimiz gibi düşmedi” cümlesine sıkışmışsa, orada artık yalnızca ekonomik kriz değil, zihinsel bir yönetim krizi vardır. Bir tarafta eski Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar çıkıp gençlere, “Annenize babanıza söyleyin ya da söylemeyin, işi gücü bırakıp […]
“Bu anayasa darbe anayasasıdır”, “vesayet düzeninin izlerini taşıyor”, “Türkiye’nin sivil bir anayasaya ihtiyacı var”… Türkiye’de bu cümleleri artık neredeyse ezbere biliyoruz. Çünkü yaklaşık yirmi yıldır aynı siyasi iktidar, her anayasa tartışmasını benzer bir söylem üzerinden yürütüyor…
Türkiye’de siyasetin uzun süredir iki büyük kutup üzerinden şekillendiği söyleniyor. Aslında mesele yalnızca siyasetin iki kutuplu olması değil…
Orta Doğu Teknik Üniversitesi kampüsünde yaşanan bir tartışma, aslında yalnızca bir öğrenci kavgası değildi. Adı “Devrim” olan bir şenlikte, bir grup öğrencinin Türk bayrağı açmasıyla başlayan gerilim kısa sürede başka bir tartışmanın sembolüne dönüştü…