Dolandırıcının ahlakı
Bu yazı fon dolandırıcılığının ilhamıyla yazıldı. İşin ahlak cephesine bakmak istiyorum…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Bu yazı fon dolandırıcılığının ilhamıyla yazıldı. İşin ahlak cephesine bakmak istiyorum…
Tuhaf saplantılarımız vardır. Mesela Osmanlı üstüne, mesela Türkçe üstüne…
Okumanın hayatımızdaki yeri, kitap piyasası, okumanın ekonomisi. Bunlar beni birinci derecede ilgilendiren konular…
Fon dolandırıcılığının etkileri konuşuluyor. Daha çok bizim hisse senedi piyasasına, tasarruf fonlarına, Türkiye’nin risk primine ve aynı şeyin başka söyleyişi olan yabancı sermaye girişine – girmeyişine – etkisini…
Dünyada insanlar millet devletleri hâlinde teşkilatlanmış. Hani “ulus-devlet” dedikleri… Yerkürenin üzerinde 200 civarında devlet var…
Farkında mısınız, bir Cumhuriyet düşmanlığıdır aldı başını gidiyor. “Yüz senelik” diye başlayıp cümlenin devamına her türlü küfür ekleniyor…
Uzun zamandır Yapay Zekâ (YZ) yazısı yazmadım. Ama mazeretim var…
Bahadırhan Dinçaslan’ın çıkardığı TamgaTürk dergisinin Eylül sayısında yine Dinçaslan’ın yazdığı başyazıyı okuyordum. Şu iki cümle bir dizi düşünce uyandırdı: “Oysa Türkler insandır, insan toplulukları ortak bir rüya gören fertlerden ibarettir…
Sık sık karşılaşıyorsunuzdur: Milliyetçilik bitti. Ulus devlet devri geçti…