Düşman biterse siyaset ne yapacak?
Türkiye “Terörsüz Türkiye” adı verilen yeni bir döneme giriyor. Terörün sona ermesi, devletin güvenliği ve toplumsal bütünlük açısından önemli bir kazanımdır…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Türkiye “Terörsüz Türkiye” adı verilen yeni bir döneme giriyor. Terörün sona ermesi, devletin güvenliği ve toplumsal bütünlük açısından önemli bir kazanımdır…
10 Ağustos. Türk tarihinin hafızasında bazı tarihler vardır; yalnızca takvimde bir günü değil, bir milletin bilinçaltındaki büyük kırılmaları temsil eder…
Türkiye, yıllardır yalnızca terörle değil, terörün dilde yeniden tanımlanmasıyla da mücadele ediyor. Son günlerde kamuoyunda tartışılan “suça karışmamış PKK’lı” ifadesi de bunun en güncel örneklerinden biridir…
Siyasette yeni bir parti doğduğunda gözler önce liderine çevrilir. Oysa asıl mesele lider değil, partinin bilinçdışıdır…
Türk toplumu son yıllarda ilginç bir döngünün içine girmiş durumda. Bir gün omuzlarda taşınan insanlar, birkaç gün sonra sosyal medyanın infaz meydanlarında yargılanıyor…
Türkiye yine ikiye bölündü. Bir tarafta Haluk Levent’i peşinen mahkûm edenler, diğer tarafta sorgulamayı dahi ihanet sayanlar var…
Dünya yeni bir Soğuk Savaş’a mı hazırlanıyor, yoksa aslında hiç bitmeyen bir korkunun yeni biçimlerini mi izliyoruz? Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi’nde konuşulan başlıklara bakıldığında ilk göze çarpan unsur savunma harcamalarının artırılması, yeni silah sistemleri, ortak hava filoları, yapay zekâ destekli savunma teknolojileri ve milyarlarca dolarlık askerî yatırımlar oldu…
Son günlerde yabancı basına göz atanlar ilginç bir tabloyla karşılaşıyor. Türkiye; savunma sanayii, NATO, bölgesel diplomasi, enerji koridorları ve jeopolitik etkisi üzerinden konuşuluyor…
Türkiye son yıllarda ekonomik krizlerden, dış politika sorunlarından ve toplumsal gerilimlerden geçiyor. Ancak belki de en büyük sorunumuz bunların hiçbiri değil…