19 Mayıs Üstüne 19 Mayıs 1919…
Bazıları için yalnızca bir tarih. Bazıları için ise bir milletin yeniden kendi benliğini hatırladığı gün…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Bazıları için yalnızca bir tarih. Bazıları için ise bir milletin yeniden kendi benliğini hatırladığı gün…
Türkiye’de gündem artık bir düşünme alanı değil, bir tüketim nesnesi haline gelmiş durumda. Olaylar yaşanıyor, tartışılıyor gibi yapılıyor ve ardından çok kısa sürede unutuluyor…
Türkiye’de psikologların uzun süredir dile getirdiği “hak kayıpları” birkaç başlıkta toplanıyor ve bu sorunlar başta Türk Psikologlar Derneği olmak üzere meslek örgütleri tarafından sıkça gündeme getiriliyor. Ancak mesele yalnızca bir meslek grubunun şikâyetleri olarak okunursa, asıl problem gözden kaçar…
Bir ülkenin gerçek gücü, televizyon ekranlarında çizilen büyüklük imgelerinde değil; sabahın köründe yerin yüzlerce metre altına inen işçisinin nefesinde saklıdır. Bugün Türkiye’de maden işçileri yeniden yürüyorsa, bu yalnızca maaş meselesi değildir…
Türkiye, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na giderken iki sarsıcı olayla yüzleşti: Siverek’te bir çocuğun okula silahla girerek gerçekleştirdiği katliam ve hemen ardından Kahramanmaraş’ta yaşanan benzer saldırı. Bir yanda çocuklara armağan edilmiş bir bayram, diğer yanda çocukların şiddetin faili hâline geldiği bir tablo…
Türkiye kendini içeriden yaşar, dışarıdan ise hesaplanır. Bu iki durum ilk bakışta çelişkili görünmez; fakat zamanla aralarında sessiz bir gerilim birikir…
Türkiye son haftalarda iki ayrı hikâyeyi aynı anda yaşıyor. Bir yanda yerli üretim hamleleri, bilimsel atılımlar ve jeopolitik etkinlik; diğer yanda ekmek fiyatı, sokak gerilimi ve gündelik hayatta artan sıkışma…
Türkiye, son bir haftada bir kez daha kendi gerçeğiyle yüzleşti: Bu ülke hâlâ kendi gündemini kendisi belirleyemiyor. Gündem, sınırların ötesinde yazılıyor; içeride ise sadece yankılanıyor. Ortadoğu’da yükselen savaş, Türkiye’de sadece bir dış politika başlığı değil artık. Bu bir zihniyet testidir. Ve açık konuşmak gerekir: Bu testi geçebildiğimizi söylemek zor. Bugün Türkiye’de siyaset hâlâ miting, polemik […]
Türkiye’de artık hiçbir haber kimseyi sarsmıyor. Bir füze haberi düşüyor, birkaç saat konuşuluyor, ardından gündem değişiyor. Ekonomik bir veri açıklanıyor, kısa süreli bir tartışma yaşanıyor, sonra unutuluyor. Siyasette sert bir gerilim ortaya çıkıyor, birkaç gün sonra yerini başka bir krize bırakıyor. Olan biten hiçbir şey “olağan” değil; fakat toplumun tepkisi giderek olağanlaşıyor. Asıl kırılma tam […]