Dünya gücümüzü konuşurken biz neyi konuşuyoruz?
Son günlerde yabancı basına göz atanlar ilginç bir tabloyla karşılaşıyor. Türkiye; savunma sanayii, NATO, bölgesel diplomasi, enerji koridorları ve jeopolitik etkisi üzerinden konuşuluyor…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Son günlerde yabancı basına göz atanlar ilginç bir tabloyla karşılaşıyor. Türkiye; savunma sanayii, NATO, bölgesel diplomasi, enerji koridorları ve jeopolitik etkisi üzerinden konuşuluyor…
Türkiye son yıllarda ekonomik krizlerden, dış politika sorunlarından ve toplumsal gerilimlerden geçiyor. Ancak belki de en büyük sorunumuz bunların hiçbiri değil…
Türkiye’de emek meselesi artık “kriz” başlığıyla açıklanamayacak kadar süreklilik kazanmış durumda. Kriz geçici bir durumdur; burada ise kalıcılaşmış bir yapıdan söz ediyoruz…
Türkiye’nin son haftalarda uluslararası basında aldığı yer, yüzeyde bir “yükseliş anlatısı” üretse de, derinlerde daha karmaşık bir yapıyı işaret ediyor. Dışarıdan bakıldığında Ankara; savunma sanayi kapasitesi artmış, NATO içinde daha kritik roller üstlenen, enerji ve ticaret diplomasisini genişleten bir aktör olarak sunuluyor…
Türkiye yine bir seçime doğru ilerliyor. Fakat bugün tartışmamız gereken mesele yalnızca hangi partinin kazanacağı değildir…
Bir siyasi partinin halktan kopuşu bazen seçim kaybetmesiyle değil, halka rağmen kendini koruma refleksiyle anlaşılır. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi içinde yaşanan “mutlak butlan” tartışması tam olarak budur…
Bazıları için yalnızca bir tarih. Bazıları için ise bir milletin yeniden kendi benliğini hatırladığı gün…
Türkiye’de gündem artık bir düşünme alanı değil, bir tüketim nesnesi haline gelmiş durumda. Olaylar yaşanıyor, tartışılıyor gibi yapılıyor ve ardından çok kısa sürede unutuluyor…
Türkiye’de psikologların uzun süredir dile getirdiği “hak kayıpları” birkaç başlıkta toplanıyor ve bu sorunlar başta Türk Psikologlar Derneği olmak üzere meslek örgütleri tarafından sıkça gündeme getiriliyor. Ancak mesele yalnızca bir meslek grubunun şikâyetleri olarak okunursa, asıl problem gözden kaçar…