Madenciler Ankara’ya yürüyor, halk da onlarla!
Cumartesi sabahı, bir haftadır yolda olan Doruk Madencilik işçilerine Başbereket köyünde katılıyoruz. Ankara’ya daha 70-75 km yolları var…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Cumartesi sabahı, bir haftadır yolda olan Doruk Madencilik işçilerine Başbereket köyünde katılıyoruz. Ankara’ya daha 70-75 km yolları var…
Bazı olayları yalnızca siz duyarsınız; yakınızda olmuştur. Bazılarını ise tüm dünya; kendilerinden on binlerce km uzakta yaşansa bile…
Otoriter rejime karşı bir uyarı olarak, yıllardır Mecelle’nin “Ehem mühimme, elzem lazıma müreccahtır” önceliklendirme ilkesini hatırlatıyorum. İyi anlaşılsın diye “En önemli, önemliden önce gelir” diyorum…
Nesnellik ve tarafsızlık, Anglo-Sakson gazeteciliğin vurguladığı ve yıllardır mesleki pratiğimizin tartışılmaz değeri sayılan iki kavram. Bu kavramların bizden istediği, olgular ile yorumları birbirine karıştırmamamız, ne düşünülmesi gerektiğini dikte etmek yerine ne olduğunu anlatmamızdı…
Memleketin hallerini ve Trump’ı izlerken, tarihsel olayların ve şahsiyetlerin iki kez ortaya çıkışına “ilkinde trajedi, ikincisinde komedi olarak” diyen Marx’ı anımsayınca, trajedide de komedide de acı çeken hep halklar diyorum. Sonra dilime Marx’a uzak birinden, Mehmet Akif’ten, dizeler gelip oturuyor: “Geçmişten adam hisse kaparmış… Ne masal şey…
Epeydir aynı şeyleri yaşıyoruz, bir distopya filmini tekrar tekrar izler gibi. İktidarın canlı yayına bir türlü yanaşmadığı İBB davasında dün serbest bırakılan 18 kişiyi filmin bir saniyelik nefes alma sahnesi sayan çıkar mı, bilemiyorum. Çok geriye gitmeye gerek yok, sadece son günlere bakalım. A. Uludağ’ın ardından İ. Arı, gazeteciliğin yüz akları, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen […]
Epeydir bir tamirat tadilat işinde Zülküf Abi, Kenan, Sait ve Rıfat’layız. Aynı yerde yatıp kalkıyor, aynı sofrayı paylaşıyor, paydoslarda uzun sohbetler yapıyoruz. Ara sıra bize katılan bir de İngiliz emekli öğretmen var. Kısacık futbol araları olsa da, sohbetlerin iki değişmez konusu hayat pahalılığı ve ABD ile İsrail’in İran’a saldırısı. Hayat pahalılığı konusunda kimsede sürpriz bir […]
Başlıktaki üç sözcük adına küçük bir umutla, kimsenin mahallesine ve sinir ucuna dokunmadan dertleşmeyi deneyeceğim. Merdan, Alican, İsmail bile demeden! Gazeteciliği dert edinen ve ideolojik-politik çizgisi ne olursa olsun dertleşmek isteyen herkesle… Medyanın işleyişini, sahiplik yapısını, iktidar ilişkilerini ve bunların gazetecilerde yol açtığı “davranışları” bilmiyor değilim. Tersine, hayatım bunları çalışmakla geçti. Doktora tezimde bu sorgulamayla […]
Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nin (CİSST) yayınladığı Mart 2026 verilerine göre memleketin 304 bin 956 kapasiteli 403 cezaevinde tutulanların sayısı 412 bin 991’e ulaşmış. 2025 sonunda yapılan infaz düzenlemesiyle 50 binden fazla mahkûm cezaevlerinden salınmasına karşın. İsmail Arı’yla birlikte bu sayıya 1 eklendi. İsmail’in madalyasından önce iktidarın madalyasını söyleyeyim: Fabrikadan çok cezaevi yapma, cezaevlerini […]