Aküsü bitmeyen kandil
Güneşi gökyüzünde görsek de güzel ve faydalı, deniz dalgaları içinde oynaşırken görsek de güzel ve gözlere şifa olur. Güneş, gül dalına konunca güzelleşir…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Güneşi gökyüzünde görsek de güzel ve faydalı, deniz dalgaları içinde oynaşırken görsek de güzel ve gözlere şifa olur. Güneş, gül dalına konunca güzelleşir…
Bütün işlerimizde Rabbimizi dinleyelim ve ona göre hareket edelim. Halkımızın dilinde bir hikâye vardır, uzun zaman gurbette kalan bir adam yirmi yıl sonra evine döndüğünde kapıyı çalar, duyuramayınca camdan içeri bakar…
Allah korusun, insan içine çıkamayacak durumda olsanız, Herkes size sırtını dönmüş, eline geçirdiği silahla her yerde sizi arıyorsa, İyi niyetle arayanınız, soranınız yoksa, “Derdin nedir” diyen olmadığı gibi yüzüne tükürecek çok insan varsa, Eşin, dostun, akrabaların da senden kaçıyorsa ne yaparsın? İşte aklını kendi elleriyle yaptığı putun önüne atan, yaptığı puta tapan Samiri, robot araba […]
Padişah, “Haset eden/kıskanç iki adam getirin” demiş. Ülkenin her tarafında aranmış, taranmış, hasediyle ünlü iki kişi getirilmiş ve padişahın huzuruna çıkarılmış…
Şehadet kelimesini söyleyen herkesi Müslüman kabul ederiz. Bu cümleden kendimizi “kabul” makamı olarak gördüğümüz anlaşılmasın…
Resmi yollardan, yurt dışında hayır işleri yapanlar ile dernek, vakıf veya bireysel olarak hayır işleri yapanlarla bir araya geldiğimde kendilerine “25 yıldır, yirmi yıldır, on yıldır, beş yıldır… yaptığınız bu hayır işlerinin şeklini değiştirseniz” dediğimde “Nasıl?” diyorlar…
Bugün çok çok sevdiğim ve çokça tekrar ettiğim, okurken yalnız dilim değil, bütün vücudumun sanki bal küpüne girmiş gibi hissettiğim bir duayı yazarak Sevgili Peygamberimiz’in emrini de yerine getirmiş olacağım: Ashab-ı kiramdan Muaz bin Cebel r.a. anlatıyor: Rasülüllah s.a.v…
Kat kat karanlıklar içinde dokuz ay bizi susuz, gıdasız, ışıksız bırakmayan bir Allah’a iman etmişiz; nasıl hoş görmeyeyim? Yaratığı her şeyi hoş yaratan, boş yaratmayan Rabbimiz, o hoş şeyleri görsün diye hoş görecek göz yaratmış Rabbimiz; Ben tutup da hor mu göreyim…
El, gönlün tercümanıdır. Gönlün içerde besleyip büyüttüğü dostluğu, barışı, dayanışmayı dille, elle veya hem dil hem de elle ilan eder…