Bizi yönetenlerin yapamayacağı şeyler nelerdir?..
“İktidar nedir?..”. “Devlet neden vardır?..”…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
“İktidar nedir?..”. “Devlet neden vardır?..”…
Sadece adını vereceğim ancak soyadını (izni olmadığı için) kullanmayacağım bir okur, dün bu köşede “Bir kitabın okunmasından kimler, neden korkar?..” başlığıyla yayımlanan yazımdan şu alıntıyı göndermiş: “Çünkü demokrasi, sadece sevdiğimiz fikirlerin özgürlüğü değil Tahammül edemediğimiz fikirlerin de özgürlüğüdür…” HHH Altına da şu notu yazmış. TAKRİR-İ SÜKÛN KANUNU (4 Mart 1925)…
Avustralya’nın Sydney kentindeki Waverley Kütüphanesi, Adam H. Johnson’ın “How to Sell a Genocide – Bir Soykırımı Nasıl Satarsınız?” adlı kitabını, bir şikayet üzerine “incelemek amacıyla” raflardan kaldırdı…
Alihan Kuriş’in tutuklanması sadece bir adliye haberi olarak okunursa asıl mesele gözden kaçar… Çünkü; kuruluş dönemimizde Cumhuriyet’in kapısından çıkarılan tarikat ve cemaat yapılanmalarının, yıllar sonra devletin penceresinden nasıl geri girdiklerini tartışmalıyız… Atatürk, 30 Ağustos 1925’te Kastamonu’da çok açık konuşmuştu: “Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve mensuplar memleketi olamaz…
1801-1809 yılları arasında başkanlık yapan Thomas Jefferson’a (1743-1826) atfedilen çok çarpıcı bir söz vardır: “Güç meselelerinde artık insana güvenden söz edilmesin; aksine, kötülük yapmasını engellemek için onu anayasanın zincirleriyle bağlayın…” *** Bence, demokrasinin bütün hikayesi bu iki cümlede saklıdır… Çünkü devlet yönetiminde asıl mesele, başa iyi insanların gelmesini sağlamak değildir…
Eğer silahlar gerçekten susacaksa… Eğer artık genç askerlerimiz tabutlarla evlerine dönmeyecekse… Eğer dağlarda genç insanlar birbirlerini öldürmeyecekse… Eğer Türkiye enerjisini teröre değil üretime, eğitime, bilime, refaha harcayacaksa… Bundan kim rahatsız olabilir?.. Barış süreçleri dünyanın her yerinde risklidir…
Özgür Özel ve CHP yönetiminde görev alan milletvekilleri, Kök Yasa teklifine “evet” oyu verdiler… Bu tercih, yeni şekillenmekte olan seçmen tabanında, iki farklı tepkiye yol açtı… Bir kesim bu tercih nedeniyle hayal kırıklığı yaşarken… Diğer kesim ise sosyal demokrat bir partiye yakışan tercih olarak tanımladı… İki tepkinin de anlaşılabilir tarafları var… Benim asıl dikkatimi çeken […]
2016 yılı Nisan ayı… Muhalif bir siyasetçi, bir uçak yolculuğunda Demirtaş’ın yanına gider… “Müthiş bir hava yakaladın… Silâh kullanma tekelinin devlete ait olduğunu kabul ederek, PKK’nın terör örgütü olduğunu söylersen, yeni Ecevit, hatta Türkiye’yi kurtaran adam olursun” der… Aldığı cevap sadece üç kelimedir: “Beni yaşatmazlar abi!..”. *** Gürkan Zengin’in, söylendiğinden 10 yıl sonra gündeme taşıdığı […]
Bu yasaya “kök yasa” denilmesi, ilk etapta silahsızlanma adımıyla yola çıkılmasının onaylandığını, ancak… Kökten filizlenecek sonraki aşamalarda, “Umut Hakkı, Öcalan’a tecrit koşullarının kaldırılması, çalışma ofisi açılması” ve nihayetinde “kendi hukuki statüsünün düzenlenmesi” gibi taleplerin yasal güvenceye kavuşturulacağının işaret fişekleri… *** Ancak… Kök Yasa uygulamaya konulduktan, terörist mahkumlar salıverildikten sonra; KHK’lılar, düşünce suçluları (Gezi Parkı protestocuları) […]