BİR TAS ÇORBA
İnsan, kâinatı kucaklamak isteyen bir gönülle yaratılmıştır; ama bir tas çorba, bir lokma ekmekle doyan bir bedene emanet edilmiştir. Midemizin sınırı bellidir; sofraya oturduğumuzda ihtiyacımız birkaç lokmadan öteye geçmez…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
İnsan, kâinatı kucaklamak isteyen bir gönülle yaratılmıştır; ama bir tas çorba, bir lokma ekmekle doyan bir bedene emanet edilmiştir. Midemizin sınırı bellidir; sofraya oturduğumuzda ihtiyacımız birkaç lokmadan öteye geçmez…
İnsan bazen bir kapının önünde saatlerce bekler de kapının hiç açılmayacağını kendisine itiraf edemez. Yoran bekleyiş değildir; yoran, olanı olduğu gibi görmeye razı olmayan gönlün inadıdır…
İnsan, geldiği kapıyı da gideceği kapıyı da bilerek doğar; fakat ikisinin arasındaki kısa koridoru ebedî bir konak zannederek yaşar. Buraya ait değiliz; lakin buraya aitmişçesine kök salıyor, temeller atıyor, hesaplar kuruyoruz…
İnsanoğlunun yeryüzü serüveni, inişleri ve çıkışlarıyla, düşüşleri ve kalkışlarıyla örülü uzun bir yolculuktur. Bu yolculukta hiç sendelemeden, hiç tökezlemeden menzile varan tek bir yolcu gösterilemez…
İnsan, hayatın ne olduğunu çoğu zaman onu yaşarken değil, elinden kayıp giderken anlar. Gençlik yıllarında ömür bitmez tükenmez bir hazine gibi görünür; yıllar geçtikçe o hazinenin her sabah biraz daha eksilen bir kese olduğu fark edilir…
Modern hayat, insana çok şey vaat etti; lakin verdiğinden fazlasını sessizce geri aldı. Bize daha geniş evler verdi, ama içini dolduracak sıcaklığı elimizden çekip aldı…
İnsan, ölümlü bir hayatı hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyor. Ömür bir mum kadar kısa, lakin biz onu hiç sönmeyecek sanıyoruz…
Kayıp, insanın omzuna konan en ağır yüklerden biridir; sevdiğimiz bir canın aramızdan ayrılışı, dünyanın bütün gürültüsünü bir anda susturur. O an geldiğinde ne mal mülk teselli eder insanı ne makam ne etrafımızı kuşatan kalabalıklar…
Bir çiçeğin rayihası nasıl saklanamazsa, kalpte taşınan iyi niyet de öyle saklanamaz; sızar, taşar, çehreye ve çevreye vurur. İnsanın içi neyle doluysa, dışına o akseder; testi içindekini sızdırır…