Yaraya tuz basanlar…
Futbolda acılara merhem olmak, en azından pansuman yapmak için gelenler; bugünkü atmosferde kabuk bağlamaya yüz tutan, içi cerahatle dolan yaralara tuz basmaktan başka bir şey yapmadı. Sadece bugünküler için değil söylediklerim…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Futbolda acılara merhem olmak, en azından pansuman yapmak için gelenler; bugünkü atmosferde kabuk bağlamaya yüz tutan, içi cerahatle dolan yaralara tuz basmaktan başka bir şey yapmadı. Sadece bugünküler için değil söylediklerim…
“Hava soğudukça gölge veren ağaç unutulur” derler ya, Galatasaray Yönetimi, özellikle de Dursun Özbek’in durumu aynen böyle… Dört yıl üst üste gelen şampiyonluk; Trabzonspor, Beşiktaş ve Fenerbahçe’nin yaptığı transferlerle bir anda unutulur oldu…
Bir ligin daha başına geldik. 3-5 gün sonra ak koyun-kara koyun belli olacak…
Ben olsam çok kıskanırdım. Hangi branşın federasyonunun başkanı olursa olsun, böylesine bir başarıyı görmek ister, altyapıdan yetişen nadide güllerin hasadını kendi elleriyle yapmayı gönülden diler…
Keşke 2026 Dünya Kupası böyle bitmeseydi.Neden İspanya şampiyon oldu demiyorum. Onlar kazanamasa da dünyada gönüllerin şampiyonu olacaktı…
Parafesyonel, pardon profesyonel futbol dünyası böyle işte…Dünya Kupası geldi de geçiyor bile… Ama tartışmalar bitmiyor, tükenmiyor…
Hadi gelin biraz ezber bozalım.Öncelikle Engin Tuzcuoğlu’na bir özür borcumuz var!Yıllar, yıllar önce Gökhan Zan’ın Galatasaray forması giyerken gördüğü bir kırmızı kart sonrasında, TFF Tahkim Kurulu itirazı değerlendirmişti. Kurul, cezayı erteleyerek futbolcunun bir sonraki hafta oynamasının önünü açmıştı…
Montella bilmez, ama Türk vatandaşlığı için başvurduğuna göre öğrenmeli: “Geçti Bor’un pazarı, sür eşeğini Niğde’ye…” Övünme ile dövünmenin bir arada yaşandığı bir karşılaşma oldu Los Angeles’taki ABD maçı… Dünya Kupası’na “bay bay” derken, bu müsabakadaki azme de “hay hay” dendi hep bir ağızdan…
Böyle bir maçın ardından ben de olsam okumam! Avustralya karşılaşması sonrasında korkulan oldu…