Acı var mı acı?
Hayır, Avustralya 15 kişi değildi! Onlar da 11 kişi oynadı ama biz eksiktik.Çünkü Kerem yoktu…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Hayır, Avustralya 15 kişi değildi! Onlar da 11 kişi oynadı ama biz eksiktik.Çünkü Kerem yoktu…
Allah’tan Fenerbahçe Genel Kurulu bitti de Dünya Kupası’na dönme fırsatı oldu. Yoksa A Milli Takımımızın Amerika’da olduğunu unutulacaktı…
Kulüpler, futbolcular ya da federasyon düzeyinde spor hukukuna iyice aşina olduk ama uluslararası hukuk ve bunun Galatasaray’a yansımasının olabileceği hiç aklıma gelmezdi. “Nereden çıktı bu?” dediğinizi duyar gibi oluyorum…
Kişiler makamları taşır, makamlar kişileri yüceltir. Ne olursanız olun, ne gözle bakarsanız bakın, o makamın ağırlığı, şeffaflığı, adaleti her zaman, herkese eşit olmak zorundadır.Bu konu nereden mi çıktı…
Yaşananları, konuşulanları, tartışılanları gördükçe, Simon Cuper’in, “Futbol asla sadece futbol değildir” kitabı aklımdan çıkmıyor.Gördünüz işte, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun Anadolu Ajansı’na yaptığı röportajı kıskandım! Öyle güzel cevaplar vardı ki, bazı şeyleri elinin tersiyle vurduğu tokat gibi cümle aleme anlattı.Eleştirilebilecek yanları da var, “Bu ne diyor?” diye meraklandırdıkları da…
Nasıl da özlemişiz Aziz Yıldırım’ı! Fenerbahçeliler ne der, kimi seçer bilemem…
Son dönemde dinlediğim en kısa fıkralardan biriydi: Galatasaray-Fenerbahçe derbisinin hakemi Yasin Kol, “mükemmel” bir maç yönetti. Tabii ki maçın gözlemcisine göre…
Keşke “futbolun itibarı”nı korumak, Disiplin Talimatı’ndaki bir madde ile mümkün olsaydı… Keşke bu maddeyle sık sık oynayıp, “aba altında sopa” göstererek değil, isme bakmadan, gereken cezalar verilebilseydi…
Son dönemde futbol o kadar çok “hukuk”la haşır neşir oldu ki; Futbol Federasyonu değil, adeta “adalet sarayı”… Yasadışı bahis, şike; işte futbol işte…