Türkiye’nin Infantino’su!
Keşke 2026 Dünya Kupası böyle bitmeseydi.Neden İspanya şampiyon oldu demiyorum. Onlar kazanamasa da dünyada gönüllerin şampiyonu olacaktı…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Keşke 2026 Dünya Kupası böyle bitmeseydi.Neden İspanya şampiyon oldu demiyorum. Onlar kazanamasa da dünyada gönüllerin şampiyonu olacaktı…
Parafesyonel, pardon profesyonel futbol dünyası böyle işte…Dünya Kupası geldi de geçiyor bile… Ama tartışmalar bitmiyor, tükenmiyor…
Hadi gelin biraz ezber bozalım.Öncelikle Engin Tuzcuoğlu’na bir özür borcumuz var!Yıllar, yıllar önce Gökhan Zan’ın Galatasaray forması giyerken gördüğü bir kırmızı kart sonrasında, TFF Tahkim Kurulu itirazı değerlendirmişti. Kurul, cezayı erteleyerek futbolcunun bir sonraki hafta oynamasının önünü açmıştı…
Montella bilmez, ama Türk vatandaşlığı için başvurduğuna göre öğrenmeli: “Geçti Bor’un pazarı, sür eşeğini Niğde’ye…” Övünme ile dövünmenin bir arada yaşandığı bir karşılaşma oldu Los Angeles’taki ABD maçı… Dünya Kupası’na “bay bay” derken, bu müsabakadaki azme de “hay hay” dendi hep bir ağızdan…
Böyle bir maçın ardından ben de olsam okumam! Avustralya karşılaşması sonrasında korkulan oldu…
Hayır, Avustralya 15 kişi değildi! Onlar da 11 kişi oynadı ama biz eksiktik.Çünkü Kerem yoktu…
Allah’tan Fenerbahçe Genel Kurulu bitti de Dünya Kupası’na dönme fırsatı oldu. Yoksa A Milli Takımımızın Amerika’da olduğunu unutulacaktı…
Kulüpler, futbolcular ya da federasyon düzeyinde spor hukukuna iyice aşina olduk ama uluslararası hukuk ve bunun Galatasaray’a yansımasının olabileceği hiç aklıma gelmezdi. “Nereden çıktı bu?” dediğinizi duyar gibi oluyorum…
Kişiler makamları taşır, makamlar kişileri yüceltir. Ne olursanız olun, ne gözle bakarsanız bakın, o makamın ağırlığı, şeffaflığı, adaleti her zaman, herkese eşit olmak zorundadır.Bu konu nereden mi çıktı…