Kafeler dolu, sofralar boş
Bu aralar geziyorum. Şehir şehir, ilçe ilçe vatandaşın nabzını tutuyorum…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Bu aralar geziyorum. Şehir şehir, ilçe ilçe vatandaşın nabzını tutuyorum…
Geçtiğimiz günlerde Makedonya’daydım. Ohri Gölü’ne doğru giderken yolun sağ tarafında büyükçe bir bina gördüm…
24 Temmuz 1923. Lozan’da bir imza atılıyor…
Ahbap meselesi. Bu hafta içinde birbiriyle alakasız gibi görünen üç şey yaşadım, izledim, düşündüm…
Bir genç kız kardeşimizin videosuna denk geldim. Tesettürlüymüş…
Bir cumartesi sabahı. Türk Hava Yolları Genel Müdürlük binasında bir kahvaltı sofrası…
Geçtiğimiz günlerde yakın arkadaşım Doğan bir anda “Hemen kan vermem lazım” diye ayaklandı. Kendisi 40’a yakın kez kan vermiş…
Bunun adı konulmamış ama herkesin içten içe bildiği bir hastalık: “Bana yakın olanı yukarı çekerim” hastalığı. Şirketlerde de var bu…
Aslında bu başlığın orijinali “Yetmeyecek” diye bitiyordu ama size kıyamadım, üzmemek için soruya dönüştürdüm. Tanıştığım, sohbet ettiğim insanlarda şöyle bir eğilim görüyorum…